ESKİ DÜNYA ÇÖKERKEN HAKİKAT IŞIĞI, ŞAFAĞIN EŞİĞİNDE BİR YILDIZ GİBİ PARLAYARAK YÜKSELECEKTİR

Günümüzde yukarıdan aşağıya dikte edilen, Seküler Kapitalizm ekonomi modeli ürünü olan merkezi ve yerel siyasi yapıların, kapalı kapılar ardında dönen rüşvet çarklarının ve kitleleri sadece birer istatistikten ibaret gören, merkezi yapıların miadı artık dolmuştur.

Eski Dünya artık çöküyor ve yıkılıyor, yerini paranın materyalin merkezinde değil, emeğin, adaletin, hakikatin ve şeffaf mutabakatın, yönettiği geleceğin merkeziyetsiz sistemlere, bir geleceğe artık bırakıyor.

Bu gelecek düşündüğümüzden de çok daha yakın olacak, günümüzde artık gerçekleşecektir.

Bugün içinden geçtiğimiz Dünya küresel krizler, finansal çalkantılar, derinleşen gelir adaletsizliği, güvenini yitirmiş parlamentolar, aslında sistemin geçici, düzeltilebilir arızaları asla değil, yapısal iflasının, açık açık birer ilanı ve kanıtlarıdır.

Gücü tek bir merkezde toplama hırsı, beraberinde kaçınılmaz olarak, her alanda etik olmayan ahlaksız davranışlara ve yozlaşmayı getirmiştir. Ancak insanoğlunun adalet arayışı, hiçbir zaman durmamış ve bakide asla kalmamıştır.

Eski Dünya Seküler Kapitalizm, kendi ağırlığı altında ezilirken, dipten gelen güçlü bir Halk dalgası, yeni bir yaşam mimarisini, daha Adil Bir Sistem yapıda yaşamayı, sürekli günümüzde artık haykırarak talep etmektedir.

İnsanlığın ve halkların bu talebi, alternatif bir sistem olarak, Akademik eserimin sürekli bilinirliğini ve tanınırlığını, gün geçtikçe arttırmaktadır. Eserim çıktığından itibaren, sürekli sahada mücadele vermeme rağmen, sömürüyü, adaletsizliği, haksızlığı ve liyakatsızlığı her alanda Adil Bir Sistem olarak bitirecek olduğu, zaten bilinmektedir. Bilindiği halde;

Hakikatin gün yüzüne çıktığı halde, Ahi Yıldızımın ışığı ile karanlık aydınlatıldığı halde, gerçekler yalın bir şekilde anlatıldığı ve yansıtıldığı halde, ne hikmetse Türkiye’de belli çevrelerin ve birilerin menfaatine, hakikatler dokunduğu için, özellikle hiç işlerine gelmemektedir.

Çıkarlarına ters düştüğü için Hakikati gerçeği bilerek, kasıtlı olarak görmek istememekteler. Duymak istememekteler. Bilmek ise hiç istememekteler. Maalesef acı ama gerçek budur.

Hakikat bir kor ateşi gibi elimizi yaktığı için gerçeklere sahip çıkmak, mangal gibi bir yürek istemektedir. Menfaat çarkları ve düzenlerin bozulmasını, hiç istemedikleri için Adalete ve Hakikate, maalesef ilgisiz ve tepkisiz kalmaktadırlar.

Ancak Türk Milletinin, ezilen ve sömürülen halkları, hakkı yenen vatanperver evlatları, Anadolu Halkımız, elbet tüm gerçekleri ve hakikati görmektedir. Adil Bir Sistem içinde daha adil bir şekilde yaşayacakları “Vakıf İş Kümesi” sosyoekonomik yapısını özellikle, günümüzde yürekten istemektedir.

Önümüzdeki süreç, Seküler Kapitalizme bir tutkal gibi yapışan elitlerin ve kişisel çıkar, menfaat ve ayrıcalıklarını kaybetmek istemeyecek kişilerin, halkın bu taleplerine görmeyerek, kulak tıkamaktadırlar. Gerçekleri maalesef görmek istememekteler. Halkın talepleri zaten bellidir. Daha adil yaşamak istemektedirler, artık ezilmek ve sömürülmek istemiyorlar.

İşte tam bu nokta da, geleceğin bu yeni teknolojik Blockchain mimarisi, gücünü merkezlerin Elit lütfundan değil, tabanın şeffaf halkın iradesinden alıyor. Teknolojinin bize sunduğu dağıtık defter yapıları ve dijital mutabakat mekanizmaları ile gerçekleşiyor.

Artık aracıları, güvenilmez sömürücü elitleri, çıkarcı menfaat grupları ve kişileri, yozlaşmış siyasi ve bürokrasilere olan ihtiyacı tamamen teknolojik altyapısı ile ortadan kaldırmaktadır.

İlk defa tarihte, emeğin hakkını anında ve eksiksiz teslim edebilecek, kararları hile karıştırmadan, kolektif bir akılla alabilecek, yeni 21.yüzyıl teknolojisi, verilerin asla silinemediği ve değiştirilemediği kriptoloji veri ağları ile Blockchain teknik altyapıya günümüzde artık sahibiz.

Akıllı sözleşmeler ve merkeziyetsiz otonom yapılar, sadece yazılımsal birer başarı değil Adaletin, Hakikatin ve liyakatın olduğu, Adil Bir Sistemin “Vakıf İş Kümeleri” sosyoekonomik yapısının da gerçekçi ve reel olarak, dijital olarak mühürlendiği, yeni birer toplumsal mutabakat ve adil sözleşme altyapısıdır.

Ancak bu dönüşüm sadece soğuk kod satırlarından elbette ibaret kalmayacak. Geleceğin ruhu, yüksek teknolojiyi, kadim ahlaki değerlerle harmanlayan, topluluklarda Türk örf adet ve değerlerimiz temelinde her alanda can bulacaktır.

Üretimi adil ticareti ve bölüşümü merkeze alan, birlik beraberlik, yardım ve dayanışmayı dijital ağlarla yerelleştiren, zamanla küreselleştiren, yeni nesil “Vakıf İş Kümeleri” Adil birey, aile ve toplulukları, her alanda sosyoekonomik bir bütün olarak ihya ve inşa edecektir.

Yozlaşan, çürüyen ve çöken Seküler Kapitalizm kurumları ve onun ürünü olan merkezi ve yerel siyaset “Homo economicus” anlayışın tamamen günümüzde panzehri olacaktır.

Siyaset, paranın finanse ettiği bir güç yarışı olmaktan çıkıp, kolektif refahın ve toplumsal adaletin ortaklaşa yönetildiği, yaşayan bir ekosisteme dönüşecektir. Paranın tahakkümü bitecek, sistemin merkezinde yalnızca insan, onun döktüğü alın teri ve hakkaniyet yer alacaktır.

Artık Müslümanlar, günümüz ahir zamanında, bir kor ateşi olan Hakikate, sahip çıkmak konusunda, çok büyük bir imtihan vereceklerdir.

Ya ihlas ile samimi bir şekilde, tüm zorlukları göze alarak, Ahilik Vakıf Medeniyeti Sistemine, Adalete, Hakikate ve liyakata tam sahip çıkacaklar, “Ahi Vakıf İnsanı” yani ALP EREN olacaklar,

Ya da Seküler Kapitalizmin o yozlaşmış, çürümüş ve çökmekte olan adaletsiz, haksız ve liyakatsız sisteminde, ısrar ile kalmaya menfaatleri gereği, yanlışa rağmen, devam ederek yozlaşmaya sahip çıkacaklar, “Homo economicus” insan tipi ile devam edecekler,

Artık Müslümanlar ciddi bir sınav verecektir. Önümüzdeki süreçlerde, mutlak bir ayrım mutlaka yaşanacaktır.

Bizleri çok büyük bir imtihan bekliyor olacaktır. Kalben “Allahu Ekber” diyerek, Seküler yapıların içinden, Hakikate hicret ederek, tüm yanlışlıkları terk ederek kendimizi mutlaka bu yanlıştan kurtarmalıyız. Allah’ın izniyle inşallah.

Çıkarların, menfaatlerin ve kendi statükonun savunucuları, bu değişimin çok uzak bir ütopya olduğunu, istemedikleri için olumsuz fikirlerini sürekli bizlerin kulaklarımıza, yanlışlıkları yine sürekli fısıldayabilir, oysa dönüşüm yıllar önceden, çoktan hızlıca Blockchain ile zaten başladı.

Türk Milletin özellikle istediği, kendi özü kadim bir Adil Bir Sistem yapıların, durdurulması artık günümüzde imkansız, çok hızla ilerledi ve ilerlemeye de devam ediyor.

Zafer elbet İnananların olacaktır. Elinizden gelen gayret ve imkânlar içinde, mücadelenize yılmadan bulunduğunuz ortamlarda devam edin. Asla ümitsiz olmayın “Allahu ekber” diyerek, İslam’a Allah(c.c) ipine ve Hz Muhammed (s.a.v) efendimizin sünnetine sımsıkı sarılın.

Yakın geleceğin Blockchain teknolojisi, ağın her bir düğümünde (node) Adaleti filizlendiren, şeffaflığı bir zorunluluk haline getiren, bu yeni Adil Bir Sistem yapısının, yeni Dünya anlayışında, artık kapımızı çaldı. Eşikten içeri bu teknoloji ile zaten çoktan girilmiştir.

Yarının Dünyasında, merkezkaç kuvveti yozlaşmış odakları tarihin çöplüğüne fırlatırken, Adalet ve emek, kendi merkeziyetsiz Adil Bir Sistem “Vakıf İş Kümeleri” düzenini, mutlaka Türk Milletinin, Halkımızın yoğun ilgisi ve talepleri ile hiç şüphesiz kuracaklardır.

Eski Dünya’nın karanlığı artık hakikat ışığı ile yırtılıyor, şeffaf, Adil Bir Sistem yapısı, yakın şafağın eşiğinde, bir Yıldız gibi Allah’ın izniyle, tüm Hakikati ile parlayarak, yükselecektir.

Adaletin Hakikatin ve liyakatın yaşamımızın merkezinde olduğu ve emeğin kutsandığı “Vakıf İş Kümesi” sosyoekonomik model içinde, o yakın gelecekte, ecdadımızın bize emanetine, değerlerimize, her alanda sahip çıkarak, hep birlikte adil yaşama hakikat ile birlikte geçeceğiz.

Selam, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 19 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NurHan Keleş Arşivi