ATATÜRK’ ÜN AZ BİLİNEN YÖNLERİ: ATATÜRK’ ÜN DİNİ İNANCI

Atatürk düşmanlarının; Atatürk’e saldırmak için kullandıkları en önemli yöntem Atatürk’ün ‘’dinsiz’’ olduğu ve ‘’dindarlara baskı yaptığı’’ şeklindeki yalanı durmadan tekrarlamalarıdır.

Öteden beri Atatürk düşmanları, Atatürk’ü Müslüman Türk milletinin gözünden düşürmek için Atatürk’e ‘’dinsiz’’ diye iftira atmışlar, genç nesilleri bu çirkin iftirayla zehirlemişlerdir. İşin asıl şaşırtıcı tarafı, kendisini ‘’Atatürkçü’’ diye adlandıran bazı çevrelerin de Atatürk’ü yüceltmek adına onu ‘’dinsiz’’ diye adlandırmış olmalarıdır. Yani, bir grup ‘’aşağılamak’’ için, bir başka grup ise ‘’yüceltmek’’ için Atatürk’ün ‘’dinsiz’’ olduğunu iddia etmiştir. Gerçek şu ki hiçbir konuda anlaşamayan din istismarcıları ile Atatürk istismarcıları ‘’Atatürk’ün dinsizliği’’ noktasında anlaşmıştır.

Atatürk, tartışmasız bir ‘’dahi’’ dir’’. Çağının çok ilerisinde bir ‘’savaş ustası’’, gelmiş geçmiş en büyük örgütçülerinden biri ve dünyanın en büyük ‘’devrimci’’ sidir. Bu kadar ‘’üstün yeteneklere’’ sahip bir insanı, bir ‘’dahi’’ yi anlamak çok da kolay değildir. Atatürk, toplumun her şeyden önce İslamiyet’i anlamasını isteyen, başka inançlara saygı duyan, gerçek bir ‘’Müslüman’’ dır.

Atatürk, İslam dini için ‘’bizim dinimiz’’ ve ‘’büyük dinimiz’’ , Kur’an-ı kerim için ‘’şanı büyük’’ ve ‘’en eksiksiz kitap’’ , Hz. Muhammed (s.a.v.) için ‘’peygamberimiz efendimiz hazretleri’’ ve ‘’Allah’ın birinci ve en büyük kulu’’ demiştir.

Atatürk, Kur’an-ı Kerim’in Türkçe’ ye çevrilmesini ve anlaşılarak okunmasını, Türk halkının kendi dinini ana dilinde öğrenmesini, batıl inançlardan ve suiistimal edilmesinden kurtulması amacıyla istemiş, Arapça ezberlenip okunmasındansa, halkın ne emredildiğini kendi dilinde öğrenmesi amaçlamıştır.

Bazı muhalif tarihçiler Atatürk’ün, Kur’an-ı Kerim’i itibarsızlaştırmak için Türkçeye çevirttiğini ve ilahi bir kitap olarak görmediği görüşünü dile getirmişlerdir. Kazım Karabekir hatıralarında; Atatürk’ün özel sofralarında veya bazı görüşmelerinde Kur’an-ı Kerim ve İslamiyet hakkında olumsuz ifadeler kullandığına dair iddialar yer alsa da, bu iddialar tamamen siyasi muhalefetin gerçek olmayan yakıştırmalardan kaynaklanmaktadır.

Yine din düşmanı ve namaz kılanlara karşı olarak gösterilen Mustafa Kemal Atatürk; kesinlikle dinimiz İslamiye’ te düşman olmadığı gibi namaz konusunda da bazı sahtekar’ ların söylediği gibi namaza karşı, namaz kılanlara düşman gibi söylemlere kesinlikle itibar edilmemelidir.

ATATÜRK NAMAZ KILARMIYDI ?

Çocukluk yıllarında annesinin etkisiyle din eğitimi almış, Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmiş ve namaz kılmaya başlamıştır. Yaveri Ali Fuat Cebesoy, Harp Okulu yıllarında Atatürk ile namaz kıldıklarını, öğrencilik yıllarında Ramazan aylarında yakın arkadaşlarıyla teravih namazları kıldığı, Edirne’de Fırka kumandanı olarak görev yaptığı sırada cuma namazlarını Selimiye camiinde kılmıştır. Falih Rıfkı Atay da ‘’Çankaya’’ adlı eserinde Mustafa Kemal’in Birinci Dünya Savaşı sonrasında ordu komutanı olduğunda her cuma namazlarını kıldığını ifade etmiştir. Mustafa Kemal daha sonra Kurtuluş Savaşı yıllarında da namazlarını kılmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında da 23 Nisan 1920 ‘de Ankara Hacı Bayram Camii’nde öğle ve cuma namazlarını kılmış, 7 Şubat 1923’te de Balıkesir Paşa Camii’nde minbere çıkıp, ‘’Allah birdir. Şanı büyüktür. Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir.’’ diye söze başlayarak hutbe vermiş ve cemaatle birlikte namaz kılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, 24 Mart 1922 cuma günü cuma namazında hafız Ulucami’de mevlit okumuştur. 13 Haziran 1919 günü cuma namazını Amasyalılarla birlikte Sultan Beyazıt Camii’nde kılmıştır.

ATATÜRK İYİ BİR MÜSLÜMANDI

  • Atatürk, Selanik’te Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, daha 7 yaşında annesi Zübeyde Hanım’ın isteği ile Kuran-ı Kerim’i hatmetmiştir. 8 yaşında Kuran’ın tamamını ezbere okuyabilmekteydi.
  • Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında camilere gitmiş cuma namazlarını kılmış, cami minberine ‘’Allah birdir, şanı büyüktür‘’ diye başlayan Hz. Peygamber’den övgüyle söz eden bir hutbe vermiş, TBMM’ yi tekbir ve dualarla açtırmıştır. İslam dinine ve peygamberine dair olumlu, birleştirici ve saygılı ifadeler kullanmış, İslam’ın akla, mantığa ve bilime uygun son din olduğunu vurgulamıştır.
  • Tarihe çok meraklı olan Atatürk en çok Hz. Muhammed’ den etkilenmiştir. Onun savaşlarını bütün detaylarıyla öğrenmiş, liselerde okutulan Tarih kitaplarında İslam tarihi bölümünün yazımına bizzat katkıda bulunarak bu kitaplarda Hz. Muhammed’ in savaşlarını anlatan haritaları bizzat kendisi çizmiştir. Tarih çalışmaları sırasında Hz. Muhammed’i eleştirmeye kalkanları, ‘’Hz. Muhammed’ in kıymetinden habersiz cahil serseriler bizim tarih çalışmalarımıza katılamazlar ‘’ diye azarlamıştır.
  • TBMM’de girişte hep hafıza Kuran okutmuştur. Aynı şekilde Cumhuriyet döneminde Topkapı Sarayı’nda Kur’an-ı okutma geleneğini sürdürmüştür.
  • Atatürk, özel hayatında fırsat buldukça Kur’an-ı Kerim okumuş ve Kur’an-ı Kerim okutup dinlemiştir. Özellikle özel hafızı hafız Yaşar Okur’a Kur’an-ı Kerim okutmuştur. Atatürk zaman zaman da manevi kızlarından Nebile’ye ezan ve Kur’an-ı Kerim okutup dinlemiştir.
  • Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan yüzlerce caminin bakım ve onarımını yaptırmış veya yeniden yaptırmıştır. Hatta Eskişehir Mihalıççık camisini cebinden 5000 lira verip yeniden yaptırmıştır. Ayrıca Atatürk’ün yurt dışında Paris ve Tokyo Cami’ lerinin yapımına katkıda bulunmuştur.
  • Atatürk, Çanakkale Savaşında yakın dostlarına, arkadaşlarına yazdığı mektuplarda Allah’a olan inancını dile getirmiş ve ‘’Allah’ın İnayeti Sayesinde‘’ bu savaşı kazanacaklarını belirtmiştir.
  • Atatürk’ün en yakın arkadaşı Fevzi paşa ve annesi Zübeyde Hanım beş vakit namazlarını kılan, İsmet Paşa ise elinden geldiğince ibadetlerini aksatmayan insanlardır. Atatürk çevresinde namazlarını kılan ibadetlerini yapan herkese çok saygılı davranmıştır.
  • Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında zaman zaman ‘’Hafızı çağırıp Kuran okuttuğunu’’ yazmıştır. Yine özel notları arasında ‘’ Allah Birdir ve Büyüktür ‘’ notu göze çarpmaktadır.
  • Atatürk, Cumhuriyeti ilan ettikten sonra 1930’ lu yıllarda özellikle ramazan aylarında dönemin tanınmış hafızlarını köşke / saraya çağırarak onlara Kur’an-ı okutup dinlemiştir. Makamla Kur’an okunmasına büyük önem veren Atatürk, hafızların makam hatası yapmamalarına ve ayetleri tane tane okumalarına büyük önem vermiştir.
  • Atatürk, 1930’ larda Çanakkale Şehitleri için her yıl Çanakkale Mehmet Çavuş abidesi önünde mevlit okutmuştur. Aynı şekilde her yıl annesi Zübeyde Hanım’a da mevlit okutmuştur.
  • Atatürk döneminde okullarda din eğitimi devam etmiştir. Köy ilkokullarında din derslerinde ‘’ Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri ‘’ adlı kitap okutulmuştur.
  • Atatürk, İslam dünyasıyla da yakından ilgilenmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında İslam dünyasının desteğini yanına alan Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da İran - Irak ve Afganistan gibi Müslüman ülkelerle Sadabat Paktı’nı kurarak Hıristiyan haçlı saldırılarına karşı Müslüman ülkelerle birlikte hareket etmiştir.

ATATÜRK’ÜN BAŞLICA HİZMETLERİ

  • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kurulması:

Atatürk; 3 Mart 2024’ de İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek, ülke genelinde cami ve mescitleri açmak, din görevlilerini atamak ve ibadet hizmetlerini düzenlemek, Kur’an kursları, Kur’an eğitim merkezleri birimleri aracılığıyla yaygın din eğitimi ve manevi destek sağlamak, Kur’an ve sünnete dayalı doğru bilgiyi topluma sunmak, namaz vakitlerini, dini gün ve geceleri tespit etmek ve hac organizasyonlarını yürütmek için Diyanet İşleri Başkanlığını kurdu.

  • Kur’an-ı Kerim Meali ve Tefsiri:

Kur’an-ı Kerim’in anlamını anlamak ve ayetlerin derinlemesine açıklamalarına ulaşmak için Ayetlerin Arapça metnini, Türkçe açıklamalarını, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’a Türkçe ‘’ Hak Dini Kuran Dili’’ adlı tefsir hazırlatıldı ve milyonlarca insana ulaştırıldı.

  • Hadis Çalışmaları:

Atatürk’ün talimatıyla, halkın İslam dinini ana kaynağından ve doğru şekilde öğrenebilmesi amacıyla Sahih-i Buhari ve Tecrid-i Sarih tercümesi yaptırılarak İslam kaynaklarının ana hatlarını Türkçeye kazandırıldı. Projenin amacı İslam dininin temel kaynaklarının Türkçe ve güvenilir bir şekilde halka ulaştırılması, dinin yanlış bilgilerle istismar edilmesinin önlenmesi hedeflenmiştir.

  • Türkçe Hutbe ve Vaaz:

Hutbe, Cuma ve bayram namazlarında imamın minberden okuduğu belirli dualar ve haftanın güncel konularını içeren camilerde Arapça başlangıç duasıyla başlayan, asıl konu ise Türkçe olarak okunur.

Vaaz, Cuma namazından önce vaiz veya imam tarafından dini, ahlaki ve toplumsal konuların halka anlatıldığı, sohbet ve nasihat niteliğindeki dini bilgilerin ana dilinde net olarak anlaması için hutbelerin Türkçe olarak okunması sağlandı.

  • Din Eğitimi Kurumları:

Camilerin din adamı ihtiyacını karşılamak ve din eğitimini bilimsel temellere oturtmak üzere İmam Hatip Orta Okulları - Liseleri, Kur’an Kursları, Cami’ ler ve İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri açıldı.

  • Hac Organizasyonları ve Manevi Mekanlar:

Türk vatandaşlarının; Kabe merkezli olarak Mekke ve Medine şehirlerinde belirli zamanlarda ve kurallara göre yapılan ibadetler ve ziyaretlerde hac ibadetini daha düzenli yapabilmesi sağlandı. Manevi Mekan’ ların (dini, kültürel, tarihsel veya felsefi açıdan saygı duyulan ya da insana ruhsal huzur, sükûnet ve içsel bağ hissettiren camiler, kiliseler, sinagoglar, tapınaklar, dini büyüklerin kabirlerinin bulunduğu alanlar) korunması, Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler korundu ve Kur’an okutma geleneğinin sürdürülmesi vb.

Bu yazı toplam 25 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
YUSUF IŞIK Arşivi

SAF İNSAN ÖZELLİKLERİ

26 Ekim 2026 Pazartesi 09:59

SOHBET ETME SANATI

05 Ekim 2026 Pazartesi 09:43

BEDEN DİLİ – SÖZ ’ SÜZ İLETİŞİM

07 Eylül 2026 Pazartesi 09:45

ÖLÜM VE KABİR HAYATI

31 Ağustos 2026 Pazartesi 09:34

KENDİNLE İYİ GEÇİN!

24 Ağustos 2026 Pazartesi 09:39