İNSANLIĞI VAHŞİ DİŞLİLER İLE ÖĞÜTEN HALKI EZEN FAİZLİ EKONOMİ ÇARKI ARTIK MİADINI DOLDURMUŞTUR

Modern Dünya, hızı her geçen gün artan devasa bir makineye benziyor. Ancak bu makinenin motorundan gelen sesler, artık görmezden gelinemeyecek kadar rahatsız edicidir. Büyüme fetişizmi kar maksimizasyonu, hız ve haz ekseni üzerine kurulu mevcut ekonomik modelimiz, dikiş yerlerinden her yerlerinden patlamaya başladı.

Peki, insanlık neden yeni Adil Bir Sisteme ihtiyaç duyuyor? Bu sadece romantik bir değişim arzusu mu, yoksa hayatta kalma refleksi mi?

Günden güne artan, günümüzde artık patlayan eşitsizlik uçurumu, pasta büyüyor ancak, payların en büyüğü, hep zenginlerin lehine kalıyor, pastayı kendi sahibi olarak gören ve kuralları kendileri koyan azınlık zenginler, güçsüzlerin ve fakirlerin ayakta kalacağı, kendilerine hizmet edecekleri kadar, onları ölmeyecek kadar, lütfettikleri pastaları çoğunluğa veriyorlar.

Kapitalizm çatır çatır çatlarken, gerçek sömürüler ortada iken, İnsanları vahşi dişli çarkların içinde öğüttükleri görüldüğü halde, İnsanlık bu kadar açık acı yaşadığı gerçeklikler görüldüğü halde, Halkı düşündüğünü söyleyen idareciler, daha neyi bekliyor inanın çok merak ediyorum.

Dünya ekonomisi son elli yılda elit zenginlerin varlıkları katlanarak büyüdü. Ancak bu büyümenin meyveleri adil bir şekilde dağıtıldığını sizler hiç gördünüz mü? Sizler halkımızı gerçek anlamda düşünerek o zenginliklerden pay verdiklerini ya da halka hizmet ettiklerini hiç gördünüz mü?

Bir yanda ultra zengin bir azınlık, uzay turizmi hayalleri kurarken, diğer yanda milyarlarca insan temel gıda ve barınma kriziyle boğuşuyor. Bu acı gerçekleri görüyor ancak neden susuyorsunuz?

Şunu anlamakta zorlanıyorum, sanki her şey güllük gülistanlık, zenginler sosyal medyada gülücükler eşliğinde, Halkın çektiği acı ve sıkıntılar ortada iken, gözünün içine baka baka dalga geçer gibi zengin olduğunu fütursuzca paylaşımlar da bulunuyorlar.

Mevcut sistem, sermayeyi tabana yaymak yerine, tepeye biriktiren bir mıknatıs gibi hortumlayarak çalışıyor. Sosyal barışın pamuk ipliğine bağlı olduğu bu denklemde, sosyal adaleti merkezine alan Adil Bir Model günümüzde hiç lüks değil, artık zorunlu hale gelmiştir.

Dünya ekolojisini günümüzde iflasa getirdiler. Kendileri çevresel tahribat katliamları yaptıkları halde sanki halk yapmış gibi göstererek, karbon vergisi adı altında birde, Dünya halklarına ceza keser gibi halka acısını çıkarmaya çalışıyorlar. Biryandan karbon vergisi ile Dünya insanlığını ayrıca günümüzde yasaklar ile kontrol etmek için fırsat kolluyorlar.

Kar maksimizasyonu, sonsuz büyüme vaadi, sonlu bir gezegende elbette imkansız bir denklemdir. Mevcut vahşi Kapitalizm sistemin sahipleri, doğayı bedava bir kaynak deposu ve devasa bir çöp kutusu olarak görüyorlar. Karbon salınımı, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim krizi, çılgınca reklamlar ile sürekli tüket, sonra çöplerini temizlersin mantığının artık günümüzde iflas ettiğini görmekteyiz.

Değerlerimiz İnsanı merkeze alan, daha Adil Bir Ekonomi, çevreyi, doğayı, hayvanları, ekolojik yaşamı, yaşamın merkezine koyan bir içsel düşünce ile ekonomiyi tüm yaşamsal alanları ile bir bütün olarak koruyarak görmektedir.

Doğayı bedava sermaye olarak değil, yaratana karşı bir emanet bilinci ile koruyan bir ekonomik model olarak gören bu düşünce, döngüsel yeşil bir ekonomiyi korur. Torunlarımıza ve çocuklarımıza daha yaşanabilir bir yeşil Dünya alanı bırakabileceğimiz, tek geçerli gerçekliktir.

Bilim ve Teknolojinin geldiği noktaya baktığımızda, artık işlerin dönüşümün tamamı ile 21.Yüzyıl Yapay zeka, algoritmalar çağına girdik. Yapay zeka ve otomasyon, bildiğimiz anlamdaki tüm iş kavramımızı, her alanda çok köklü bir değişimi getirmektedir. Tüm Sektörler ve iş süreçleri yoğun bir değişime hızlı bir şekilde uğrayacaktır.

Robotların üretim yaptığı bir Dünya da, insanın geçimini sadece 40 saatlik mesaiye bağlamak günümüz iş süreçleri açısından artık hiç akılcı ve rasyonel değil. İnsan emeğinin değerinin sorgulandığı bu yeni 21.Yüzyıl çağında, Evrensel temel gelir gibi radikal yeni fikirleri kendi içinde barındırmaktadır.

Bilim ve teknolojinin insanı dijital köleleştiren değil, İnsanlığı daha da özgürleştirmek için kullanılan, bir dağıtım mekanizmasına, günümüzde çok derin ihtiyacımız vardır.

Bugün hepimizin bildiği Dünya genelindeki borç sarmalı ve şişirilmiş sanal ekonomi miktarı, toplam üretim değerinin (GSYİH) kat kat üzerindedir. Sanal ekonomi üzerindeki rakamların, gerçek reel üretim ekonomisinden koptuğu, her alanda spekülatif balonların, her an patlamaya hazır olduğu bir finansal sistem içindeyiz.

Günümüzde, 3 Dünya savaşı olarak lanse edilen, bir savaş ile bahane edinerek, reel olmayan bilinçli şişirilen, karşılıksız basılan paraların, Dünya ekonomisi içinde patlatılarak, batırılacağı görülmektedir. Reel gerçekçi ekonomi yapılar ancak hep savaşlar ile yeni bir ekonomi düzeni geçiş olarak güç ve kontrol ile savaşlar sonunda planlanmaktadır.

Değerin paradan para kazanarak değil, toplumsal fayda üreterek, üretimin reel ölçüldüğü, yeni bir değer odaklı, adil bir sisteme geçmek, küresel bir ekonomik çöküşü önlemenin tek gerçekçi bir yol olarak geldiğimiz aşamada görünüyor.

19. ve 20. yüzyılın ekonomi teorileriyle, 21. yüzyılın ekonomik krizlerini artık hiç çözemeyiz. İnsanlık olarak ihtiyacımız olan tek gerçek, Adalet, hak ve hakikattir. Sadece rakamların iyileşmesi değil, ekonominin insana ve doğaya hizmet etmesi, bir bütün ekolojik yaşam içinde entegre hale getirilmesidir.

Eskinin vahşi Kapitalist dişlileri artık aşındı, yenisini daha Adil Bir Ekonomi inşa etmek ise bir tercih değil, İnsanlığın artık varoluşsal bir zorunlu mecburiyetidir.

İnsanlığın hak ettiği daha Adil Bir Sistem ekonomi modeli artık günümüzde “Vakıf İş Kümesi” vardır. Bir kurtuluş reçetesi olarak İnsanlığa çok büyük bir yararı ve faydası olacaktır. İnsanlığa ve Dünya ekolojik dengesini, İnsan merkezli yapısı ile koruyan ve daha Adil Bir Ekonomik model, yaşamın her alanında, bir bütün olarak yaşatacak sistem modeldir.

Adil Bir Sistem ekonomi modeli özellikle görmezden, duymazdan ve bilmezden gelinse de, elbet bir gün insanlık olarak işin içinden çıkılmaz bir duruma, kötü hale gelindiğinde, tek kurtuluş reçetelerinin, Adil Bir Sistem ekonomi modelin olduğunu, elbette bir gün yaşayarak, acı gerçekler sonunda görmek zorunda kalacağız.

İnancımız gereği bizler hak ve hakikati yılmadan anlatmaya ve tanıtmaya devam edeceğiz ve yolda sadece seferden sorumluyuz.

İnsanlık olarak, toplumlar, halklar ve bireyler artık karar vereceklerdir !!!

Ya daha özgür adaletli hak ve hakikat temelinde, daha Adil Bir yaşamı, mutlu olacakları bir yaşamı tercih edecekler, ya da bize dayatılan artık geri dönülemez bir duruma geleceğimiz, Dijital köleliğe gönüllü köle olacaklardır.

Bize dayatılan Kapitalizm 2.0 Dijital gönüllü kölesi, İnsan olarak olmayacaksan artık, tüm ruhunla kıyama ve dirilişe geçerek, Medine’ye ruhen hicret et ve kendine gel ve ayağa kalk. Mevcut bize dayatılan dijital kölelik sistemini, her alanda sorgula ve mutlaka gerçekleri açıklıkla gör artık.

Günümüz vahşi faizli Kapitalizm dişlilerin bizlere ne acılar yaşattığını, her zaman insanlığı acımasızca öğüttüğünü ve bizleri ne hale getirdiğini, Dijital gönüllü kölesi yaptığını ve bunu artık Dünya’da kalıcı hale getireceğini, mutlaka açıklıkla gör artık.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 10 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi