Dr. Zekeriya BİNGÖL

Dr. Zekeriya BİNGÖL

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ NEREDEN NEREYE?

Bir üniversitenin hikâyesi sadece binalardan, amfilerden ya da tabelalardan ibaret değildir. O hikâye; bir şehrin vizyonunun, gençliğe verilen değerin ve geleceğe duyulan inancın en somut göstergesidir. İşte bugün sizlerle birlikte, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin “nereden nereye” geldiğini konuşurken aslında bir eğitim kurumundan çok daha fazlasını; bir kentin dönüşümünü, bir vizyonun inşa sürecini ve yıllar içinde verilen emeğin karşılığını ele alacağız.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, yıllardır bölgemizin eğitim, bilim, kültür ve toplumsal kalkınma alanında taşıyıcı bir rol üstlenmiş bir yükseköğretim kurumudur. Öğrencilerinin potansiyelini açığa çıkarma, bölgesel değerleri uygulamalı araştırmalarla harmanlama ve ulusal–uluslararası arenada rekabet edebilir akademik bir yapı oluşturma arzusu, bu üniversitenin vizyonunun merkezinde olmalıdır.

Ne var ki, son yıllarda bu vizyonu gerçekleştirme konusunda ciddi bir irade eksikliği olduğunu üzülerek gözlemliyorum.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde görev yapmış biri olarak, üniversitemizin bugün geldiği durumdan üzüntü duyuyorum. Kuruluşundan bu yana beş rektör görev yaptı; bazıları vizyon ortaya koydu, bazıları ise maalesef Üniversitenin yerinde saymasına neden oldu.

Sakarya Üniversitesi’nde bir meslek yüksekokulunun kurucu öğretim elemanı ve uygulama oteli kurucu müdürü, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde ise bir yüksekokulun kurucu öğretim elemanı, iki meslek yüksekokulunun, bir uygulama oteli ile bir araştırma merkezinin kurucu müdürü olarak görev yapmış biri olarak, bir üniversitenin kuruluşunun ne kadar emek ve kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum.

Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı zor şatlarda üniversiteyi sıfırdan kurmuş, Üniversitenin temellerini oluşturmuştur. Kısıtlı imkanlar ile binaları yapıp, fakülte ve meslek yüksekokulu kurmaya çalışmıştır. Bu arada birkaç hayırsever bularak binalarının yapımına destek almıştır. Destek verenlerin başında tabi rahmetli Davut Sıtkı Koçman gelmektedir. Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı hem iyi bir idareci hem iyi bir bilim insanı hem de tam bir devlet adamıydı. Ethem Hoca’nın emeği için Muğla halkı ve öğrenciler ne kadar minnet duysa azdır.

Akabinde Prof. Dr. Şener Optik’in sekiz yıllık dönemi ise üniversiteye pek katkı getirmemiştir. Üniversitenin potansiyeli o yıllarda yeterince değerlendirilememiş, dedikodular ve çekişmelerle geçen bir sekiz yıl olmuştur. Ardından Benimde sekiz yıl danışmanlığını yürüttüğüm Prof. Dr. Mansur Harmandar rektör olarak, üniversiteyi iki kat büyütmüştür. Yeni fakülteler, meslek yüksekokulları açılırmıştır. Araştırma hastanesi ve tekno kent kurulmuştur. Marmaris’te uygulama oteli hayata geçirilmiştir. Eğitim ve araştırma teşvik edilmiş; üniversite adeta yeniden doğmuştur.

Sonrasında Rektör olan Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, idari deneyimsizliği nedeniyle ilk iki yılı bocalamış ve yanlış yönlendirilmesi yüzünden iyi bir yönetim sergileyememiştir. Sonraki iki yılda bazı adımlar atsa da süre kısalığından istediklerin hayata geçirememiştir. Şimdi ise Prof. Dr. Turhan Kaçan üç yıl aşkındır görevde. Maalesef, Marmaris’teki uygulama oteli kapanma noktasında, bazı meslek yüksekokulu bölümleri kapanması gündeminde ve genel olarak üniversitede hareketlilik neredeyse durmuş durumda.

Kısacası, Mansur Harmandar’dan sonra üniversite ivme kaybetmiş; göreve gelen rektörler, kamuoyunda üniversiteye yeni bir yön veren, güçlü ve kalıcı bir iz bırakan isimler olarak öne çıkamamıştır. Bir zamanlar Mansur Hocayı eleştirenler bile bugün onun döneminin hakkını teslim etmektedir. Temennimiz odur ki ya mevcut rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, üniversiteyi daha görünür, daha atak ve daha vizyoner bir çizgiye taşısın ya da bundan sonraki dönemde göreve gelecek rektör; halkla iç içe, gençleri önemseyen, Muğla’yı bilen ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ni yeniden eski görkemli günlerine ulaştıracak bir irade ortaya koysun.

Unutmayalım, Bir üniversite, geçmişin değerlerini koruyup geleceğe cesur adımlar atabilirse büyür.

Bu yazı toplam 32 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Zekeriya BİNGÖL Arşivi

DEVLET ADAMLIĞI SESSİZ AMA DERİN OLUR

04 Mart 2026 Çarşamba 15:01

Sözün Kıyısında

12 Şubat 2026 Perşembe 16:18