TAKVİMİN GİZLİ ŞİFASI 14 EKİM

Ozanlar sazı ile, şairler sözü ile biz de yazı ile yapmaya çalışıyoruz kültürümüzü yaşatmaya. Modern denilen dünyanın sert rüzgarlarına karşı tutunacağımız belki de tek dal kültürümüz. Bu yüzden semazenler gibi bir ayağımız devamlı dönüyor olsa da bir ayağımız orada sabit kalabilmeli ve bastığımız o yeri kaybetmememiz gerek.

İki yüz yıldır çıktığımız batılılaşma yolculuğunda bize sağlığımızı laboratuvarlarda, formüllerde ve ancak adında tıp olan merkezlerde aramamızı öğrettiler. Sağlığı tıp ile eşleştirdik ve şifayı unuttuk. İşimiz modern tıbbın tabii ki insanlığa kazandırdıkları değil. Ancak insan, yalnızca et ve kemikten ibaret mekanik bir varlık olmadığı gibi, şifanın da sadece kimyasal bileşenlerden ibaret olmadığını ifade etmek istiyorum. Hz. Mevlânâ, Mesnevi’sinde bu durumu şöyle özetler: “Tene ait ilaç, teni besler; ruhsal ilaç ise canı besler, canı geliştirir.”

İşte tam da bu yüzden, her yıl 14 Ekim tarihinde idrak edilen Lokman Hekim’i Anma Günü, tıp dünyasının unuttuğu o kadim can ilacını, yani "hikmeti" bizlere yeniden hatırlatmak için takvime düşülmüş en zarif şerhlerden biri olmasına karşın aynı zamanda da hep görmezden gelinen bir tarihtir.

Peki, tarih öncesi bir çağda yaşamış, doğum veya ölüm günü asla bilinmeyen bu efsanevi bilgenin anılması için neden başka bir gün değil de özellikle 14 Ekim tarihi seçilmiştir biliyor musunuz?

Bu sorunun cevabı, modern takvim ile geleneksel Doğu kültürü arasında kurulan muazzam bir kronolojik dengede gizlidir. Bizler, modern tıbbın ve hekimlerimizin emeğini her yıl 14 Mart Tıp Bayramı ile taçlandırırız. 14 Mart; bilimin, Batı merkezli rasyonel tıbbın ve modern eğitimin simgesidir. Kültürel ve akademik çevreler, bu teknik gücün tam karşısına, takvimin diğer yarısında Doğu’nun manevi, bitkisel ve ahlaki şifa mirasını yerleştirmek istemişlerdir. 14 Mart’tan tam yedi ay sonra gelen 14 Ekim, rasyonel tıp ile kadim bilgeliğin birbirini dışlamak yerine tamamladığını gösteren sembolik bir köprüdür. 14 Mart bilimi temsil ediyorsa, 14 Ekim hikmeti; yani bilgece yaşama sanatını temsil etsin istemişlerdir.

Ayrıca bu tarih, doğanın ve aktarlık geleneğinin takvimiyle de kusursuz bir uyum içermektedir. Ekim ayı, şifayı tabiatta arayanlar için hasat vaktidir. Doğanın döngüsünü tamamladığı, şifalı köklerin, tohumların ve son mahsullerin kışlık ilaçlar, macunlar ve şuruplar yapılmak üzere topraktan söküldüğü dönemdir. Lokman Hekim gibi bitkilerin dilinden anlayan bir piri anmak için, tabiatın bu şifa yüklü sonbahar hazırlığından daha uygun bir zaman dilimi düşünülemezdi.

Lokman Hekim, Kur’an-ı Kerim’de Lokman Suresi’nde (31. sure) adı geçen hikmet sahibi bir şahsiyet olarak tanınır. Bu surede, Lokman’ın oğluna verdiği öğütler yer alır: Allah’a iman, ibadet, ahlâk kuralları, tevazu, sabır ve doğaya saygı gibi evrensel değerler vurgulanır. Hikmet, ilim, üstün kavrama yeteneği, isabetli söz ve davranışlar ile dinî derinlik olarak tanımlanır. İslam geleneğinde “hekimliğin atası” olarak bilinir; bitkilerin özlerini bilen, hastalıklara şifa reçeteleri yazan ve doğal ilaçlar geliştiren bir bilge olarak anılır.

Efsaneleri arasında ölümsüzlük iksirini bulup kaybetmesi öne çıkmaktadır. Formülü köprüden düşen şişede veya yağmurda silinen elde yazılmış notta kaybettiği rivayet edilir.

Bir hikâyede ise, Hz. Davud’un koyun etinden en iyi/kötü parçaları sorması üzerine yüreği ve dili getirmesi, bunların iyilikte en üstün, kötülükte en kötü organlar olduğunu açıklaması anlatılır. Gün, modern dönemde Türk ve İslam kültüründe hekimlik mesleğinin manevi boyutunu vurgulamak için 14 Ekim olarak belirlenmiştir. Tarihsel olarak, Lokman’ın hikâyesi cahiliye dönemi şiirlerinden Ortaçağ kıssalarına, Türk folklorundan Avrupa Ezop masallarına kadar uzanır. 17. yüzyıldan itibaren Batı’da da dikkat çeker. Anma günü, Lokman’ın şifa ve bilgelik yolunu yaşatmak amacıyla resmileşmiş, sağlık bilincini artırmak için bir vesile haline gelmiştir.

Takvimlerimizdeki bu gizli gün, Lokman Hekim’in sadece tıbbî değil, etik ve manevi katkılarını hatırlatması açısından önemlidir. Hâkim" (Bilge) ile "Hekim" (Doktor) kelimeleri aynı kökten türemişti. Bir hekim, sadece bedendeki arazı gideren bir teknisyen değil; ruhu, ahlakı ve insan nefsini de tedavi eden bir bilgenin adıydı. Mesnevi'de anlatılan meşhur "Padişah ve Cariye" hikayesinde, beden hekimlerinin çaresiz kaldığı bir yerde şifayı manevi bir hekimin (hâkimin) bulması tam da bu sırra işaret etmektedir. Mevlânâ orada der ki: “Beden hekimleri derler ki: Biz hastanın nabzına baktık, onun derdi ciğerden ya da midesindendir. Oysa onlar insan ruhunun ve gönlünün derdinden habersizdir.” İşte Lokman Hekim, Kur'an-ı Kerim'de oğluna verdiği iman, sabır ve tevazu dolu ahlak öğütleriyle bu bilge kimliğin en zirve örneğidir. Hekimlik ile felsefeyi birleştiren “hâkim-hekim” köprüsü, doğal şifa ve bitkisel tedavilerin değerini vurgular.

Modern tıbbın temellerini atan bir figür olarak Lokman Hekim’in alternatif tıp ve sağlıklı yaşamı teşvik etmekle beraber toplumdaki hekimlerin saygınlığını artırması, doğayla iç içe yaşamayı öğütleyip, bilgelikle yaşamayı hatırlatmasını da hiç olmazsa bugün unutulmamasına vesile olmamız da en büyük dileğimiz olsun.

Bu yıldan başlamak üzere gelin her 14 Ekim, işte bu unuttuğumuz "bilge hekimlik" felsefesini, hastaya sadece bir teşhis kâğıdı olarak değil, bir insan olarak bakabilme nezaketini yeniden kuşanma günümüz olsun. Ruhumuz doğanın şifasıyla buluşurken, modern tıbbın gücüyle Doğu'nun manevi mirasını kalbimizde olsun birleştirsin.

Hepimize şifalar getirmesi dileklerimle kutluyorum, 14 Ekim Lokman Hekim’i Anma Gününüzü.

Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erdal Çil Arşivi

MUAYENEHANEDE KİTAP KOKUSU

05 Ekim 2026 Pazartesi 14:59

SULTANLARIN ŞANSI

28 Eylül 2026 Pazartesi 10:00

YAZMAZSAM HASTA OLURDUM

07 Eylül 2026 Pazartesi 11:34

BAŞARIDA SINIR TANIMAYAN REKTÖRLER

31 Ağustos 2026 Pazartesi 09:50

ÇAKARLI LAMBALARIN, UYKUSUZ MESAİLERİ

24 Ağustos 2026 Pazartesi 09:13

EN BÜYÜK KITLIK KAHT-I RİCAL

03 Ağustos 2026 Pazartesi 09:30