ATATÜRK’ÜN AHİLİK ESERİ “NAZİLLİ BASMA FABRİKASI” İNSAN ODAKLI ÖRNEK BİR ÜRETİM MODELİDİR.

Sizlere önceki makalemde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ahilik ile ilgili müthiş tespitini, Türkiye’nin kısa zamanda, çok ilerleyerek, hızla kalkınacağına dair düşüncesini özellikle makalemde, kaynakları ile aktardım.

Atatürk’ün 1924 yılında, Türkiye’nin ilk anayasa çalışmasında, Ahilik sistemin gündeme gelmesi ile ilgili Ahilik ile ilgili sözleri; Atatürk’ün, Ahilik sistemini ne kadar çok derin ve iyi tanıdığını, bizlere gerçekleri ile ortaya koymuştur.

Atatürk, Ahilik Sistemini tarihi bir deha olması ile çok iyi bilmekte olduğunu, bizlere sözleri ile açıkça anlatmıştır. Atatürk ve Ahilik ile ilgili bu araştırmalarımda, karşıma çıkan kaynaktan, ülkemizin kurucu liderinin kendi fikirlerini öğrendik. Bu alanda emek veren ve dertli biri olarak, bu tespitten etkilendim.

Atatürk, Ahilik sistemini 1924 yıllarında, o zorlu iç ve dış siyasi, sosyal ve ekonomi şartlarda uygulanmasını değil de, Ahiliği bizlere bir nevi emir telaki ederek, iyi incelenerek, zamanı ve olgun şartlar geldiği zaman, uygulanması gerektiğini söylemiştir.

Türkiye Kurucu Devlet Başkanı lideri olarak, bunu ifade etmesi, beni çok derinden etkilemiştir.

Atatürk o zamanın zorlu, iç ve dış Dünya siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarında, Kapitalizm her alanda hâkimiyet kurduğu, bir Dünya gerçekliğinde, Ahilik Sisteminin ülkemizde uygulanması konusunda, ileri tarihlere, şartların uygun olduğu bir döneme, ertelemesi gerçekten çok stratejik, akılcı bir karardır.

Yaptığım araştırmalarımda, bu tespitim sonrasında, Ahilik konusu ile ilgili, çok daha başka ilginç bir proje ile karşılaştım. Detaylarını bir sistem mimarı olarak incelediğimde, çok daha ilginç bulgulara ulaştım.

Atatürk 1924 yıllarında, henüz ortam uygun olmadığı için anayasa koyamadığı ve uygulamadıkları, Ahilik Sistemini, hayranlık ile tespit ettikten sonra, örnek bir uygulama projesini bizzat kendisi, uygulayarak, bir nevi bizlerin örnek almasını isteyerek, proje ile bize mesaj bıraktığını tespit ettim.

Atatürk’ün o zor şartlar ve günlere rağmen, Türk Milleti için nasıl büyük bir fedakarlıklaryaptığını özellikle kaynaklarda gördüm. Türk Milletinin Adalet, Hakikat ve liyakata sahip çıkmamızda, bize nasıl bir örnek proje bıraktığını gördüm.

Türk Milletine bu projesi ile ne Kapitalizm, ne de Sosyalizm ekonomi modellerini değil de, bir üçüncü yol olarak, kendi Kadim Medeniyet birikimiz bağrımızdan çıkan, kendi özümüz Ahilik Sistemini örnek almamızı bir örnek proje ile bize mikro ölçekte miras bırakmıştır.

Türk Milletin sosyoekonomik modelin, Ahilik Sistemi olduğunu bize bu yolu takip etmemiz gerektiğini söylemiştir. Bu tespitimde gerçekten çok derinden etkilendim.

Atatürk’ün bize örnek bıraktığı, Ahilik Projesi’nin adı: “Nazilli Basma Fabrikası” dır.

Sizlere konuyu biraz daha detaylandırırsak, Nazilli’de 9 Ekim 1937 günü tarihin akışını değiştiren, bir eser ve proje yükseldi. Nazilli Basma Fabrikası’nın çarkları o gün dönmeye başladığında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o anı sadece bir sanayi başarısı olarak değil, Türk Milletinin “Toplumsal Bir Devrimi” olarak tanımlıyordu.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, akıllara elbette çok haklı bir soru geliyor;

Atatürk, Nazilli Basma Fabrikası’nı kurarken yalnızca modern Batı’nın sanayi tekniklerini mi transfer etmişti, yoksa bu toprağın ruhuna kazınmış bin yıllık bir Ahilik felsefeyi çağdaş bir boyutlara mı o günün şartlarında, bize örnek olsun diye taşımıştı?

Nazilli basma fabrikası, resmi belgelerde Ahilik ile ilgili tüzüğünde bir ifade ve bağ kurulmasa da, özellikle 1924 de tespit ettiğimiz, o dönemin şartların zorluğu ve o dönemde uygun olmadığı için günümüze bırakma gerekçesi ne ise onun için ifade edilmediği, belirtilmediği bir gerçektir.

Tablonun bütününe inceleyip odaklandığımızda, karşımıza büyüleyici bir gerçek ve hakikat çıkmaktadır. Nazilli Basma Fabrikası, üretimi ahlakla, eğitimi sosyal güvenceyle, insanı ise toplumla bütünleştiren, Ahilik felsefesinin 20. yüzyıldaki uygulanan en somut ve en görkemli bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bize bıraktığı bu örnek proje ile üretim odaklı olarak kurduğu, çarkların ardındaki ruhun, sosyal fabrika örneğin, bir Ahilik Sistemi olduğudur.

Ahilik Teşkilatı, Anadolu insanına sadece kumaş dokumayı, demir dövmeyi elbette öğretmedi. Ahilik, teknik mesleki eğitim ve bilgiyi, ahlaki gelişimle harmanlayan, "Esnaf kesesi" ve "Orta sandığı" ile dayanışmayı her alanda kurumsallaştıran, üretimi tekelleşme veya sömürü aracı olarak değil de, Toplumsal bir kamu yararı gören, özgün bir sosyoekonomik bir modeldir.

Atatürk’ün "Sosyal fabrika" olarak hayata geçirdiği, Nazilli Basma Fabrikası mikro ölçektekimodeli, tam da bu Ahilik felsefeyi bize günümüze örnek bir proje olarak, ana omurga olarak bırakmıştır. Araştırmalarım da, Nazilli Basma Fabrikasının, Ahilik ile olan bütünlüğü, aşağıdaki belirttiğim tespitlerimle ortadır.

Nazilli Basma Fabrikası, bize tüketen değil, üreten olmayı, yetiştiren tesis eden, Ahilikteki çırak, kalfa ve usta hiyerarşisi ve mesleki gelişim ve üretim okulu anlayışını, Nazilli’de fabrika içi okuma yazma kurslarına, teknik eğitim merkezlerine, açıkça yaşama geçirerek dönüştürmüştür.

İşçi, çalışan tezgah başında, sadece bir üretim unsuru değil, sürekli eğitilen, kendinin geliştirmesine ortam sağlayan, işi geliştiren ve yenilikçi fikirler ile dönüştüren bir yapıda, Toplumun her alanda, gelişmesi ile kazandırılan, bireysel altyapıda uygulanıyordu.

Maddi dayanışma ve sosyal güvence olarak, Ahiliğin esnaf sandıklarının yerine, fabrika bünyesindeki kreşler, lojmanlar, sağlık merkezleri ve işçi sandıkları olarak yerini almıştır. Üretimin meyvesi, onu var eden emekçilerle, her alanda adilce paylaşılmıştır.

Kültürel erdem ve toplumsal dönüşüm olarak, Ahilerin dergâhları ve zaviye faaliyetleriyle kurduğu toplumsal muhabbet ve huzur, Nazilli’de tiyatro salonları, Sümer Halkevi, Spor kulüpleri ve orkestralarla, dönemin daha iyi kültür odağı ve eğitim haline getirilmiştir.

Nazilli Basma Fabrikası, Seküler Kapitalizmin insanı çarklar arasında sürekli ezen soğuk,insanı iliklerine kadar sömüren fabrikalarına karşı, Ahilik sistemindeki gibi İnsan odaklı, insanı yücelten ve devleti ile bir bütün, Sosyal boyutu ile üreten bir İnsan olarak o dönemde cevap üretmiştir. Seküler Kapitalizm katı sistemlerine karşı, Anadolu toprağın kadim medeniyetinin, öz değerleriyle verilen bir yanıttır.

Seküler Kapitalizm sistemin çatırdığı ve çökmeye başladığı günümüz bir gerçeklikte, Atatürk’ün 1924 ve 1937 yılında vizyoner lider anlayışı ile ortaya koyduğu ve bize işaret ettiği Ahilik Sistemi, günümüz Dünya’sına çözüm ürettiğini, bize açıkça göstermektedir.

Günümüz küresel ekonomi, derin bir krizin eşiğinde, üretimden kopuk finansal baloncuklar, insanı ve doğayı metalaştıran yaklaşım, gelir adaletsizliği ve toplumsal ayrışma, modern Dünya’yı bir çöküş ve tıkanıklığa sürüklüyor. Bize dayattıkları, yeni Kapitalizm Dijital Kölelik ile insanlığı, kendilerince her alanda kontrol altına almak istemektedirler.

İşte tam bu noktada, Nazilli’de yaşama geçen, 1937 yılındaki Ahilik vizyonu, dünde kalmış bir hatıra veya nostalji asla değildir. Yarının 21.Yüzyıl Dünya’sına sunulacak, alternatif bir sosyoekonomik model önerisidir.

Atatürk’ün üretim odaklı, insanı merkeze alan ve toplumsal adaletle pekiştirilmiş bu yaklaşımı, bugün ihtiyaç duyduğumuz dayanışmacı, faizsiz, üretim esaslı ve etik kurumsal modellerin, bize bıraktığı en sağlam tarihsel bir referansıdır.

Sanayileşmeyi insani değerlerden koparmadan, teknoloji’nin bizi kontrol ettiği değil, tam tersi İnsanlığa faydalı ve yaşamını kolaylaştırıcı nitelikte olacağı, yerel üretim ağlarını, üretim odaklı dayanışmayı “Vakıf İş Kümeleri” ile sosyal adaleti, Adil Bir Sistem olarak, tek bir potada eritmek, ortam ve şartlar uygun olduğu için günümüzde artık mümkündür.

Tarih, sadece geçmişte yaşananları anlatmaz, geleceğe yürürken, izlenecek yolları gösterir. Nazilli’de 1937 de dönen çarkların, bize Ahilik felsefesinin, dip dalgasıyla birleştiğini, günümüzde bize açıkça göstermektedir.

Türk Milletinin özlü sözü “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” üretimi ahlak ile taçlandıralım ki, toplum günümüzde payidar olsun. İhtiyacımız olan geleceğin ekonomi modeli, ithal reçetelerde değil, Ahiliğin ruhuyla Nazilli’nin harcını birleştiren, bu coğrafyanın kendi öz Anadolu kadim kodlarından çıkmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi Ahi Sistemini detayları ile inceleyerek, Türkiye’de ilk ve tek akademik sistem eserim, bir kurumsal model olarak, “Vakıf İş Kümesi” Adil Bir Sistem yeni bir kurumsal yapı olarak, 2018 yılında bir kitap eserim ile ortaya çıkmıştır.

Eserim çıktığı tarihten itibaren, Devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarına ve ilgili yetkili kişilere eserim takdim edilerek, en az üç defa basında 21.yüzyıl Bilim ve Teknolojik altyapıda, günümüz rekabet şartlarına uygun dinamik şartlarda, sürekli uygulama çağrısında bulundum.

“Vakıf İş Kümesi - Ahilik 21.Yüzyılın Üretim Odaklı Faizsiz Yeni Kurumsal Model” kitap eserim ile 2018 yılından itibaren de ayrıca yayındadır. Kitabım Devletimizin Cumhurbaşkanlığı Milli Kütüphanesi ve TBMM Milli Kütüphanesinde, kaynak eser olarak ayrıca vardır.

Atatürk’ün 1924 ve 1937 yılında bize işaret ettiği konuları, araştırmalarım sonucunda, 2026 yılında yeni tam 102 yıl sonra öğrenmiş olsam da, eserim olarak “Vakıf İş Kümesi” Adil Bir Sistem olarak, Atatürk’ün bize işaret ettiği, Ahilik mirasına sahip çıkmanın, haklı gururunu ve mutluluğunu, çok derin duygular içinde yaşamaktayım.

Ahilik temelinde, kendi öz değerlerimize, kıymetlerimiz ile çağın gereklerine ve dinamik rekabet şartlarına, saha tecrübesi temelinde, İnsanı merkeze alan, teknolojik yapısı ile rahatlıkla 21.yüzyıl gerçekliğinde, günümüzde uygulanabilecek bir potansiyeldedir. Bize dayatılan yeni Kapitalizm Dijital Köleliğe karşı, kendi kadim Medeniyet birikimden çıkan bir çözümdür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ahilik mirasına, haklı bir gurur ile sahip çıkarak ve bir görev bilerek, çalışmalarıma devam etmekteyim. Allah’ın izniyle bize nasip olan ve tecrübelerim ile ortaya çıkan, “Vakıf İş Kümesi” Adil Bir Sistem eserim ile günümüzde tanıtma ve ayağa kaldırma konusunda,, yoğun bir mücadele vermeye, yılmadan azimle devam etmekteyim.

Adil Bir Sistemi ayağa kaldırma, yaşatma ve uygulama çalışmasını, özellikle yoğun gayret iletanıtarak çalışmalar yapmaktayım. Sizlerin de bu Erdemli İnsani Dirilişe, Adalet Hakikat ve liyakat temelindeki, İnsanca yaşayacağımız, 21.Yüzyıl Adil Bir Sisteme, Ahilik Sistemine, hep birlikte sahip çıkmaya ve uygulamaya davet ediyorum.

Sizlerin de bildiği gibi şahsi Youtube kanalımda bilgilendirme temelinde, videolar yapılarak sistemin dinamik yapısını, özellikle sizlere anlatmaktayım. Sizler kanalımdan video ayrıntıları ve günümüzde teknoloji temelinde, rahatlıkla uygulanabilir olduğunu, potansiyelini detayları ile inceleyebilirsiniz.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 18 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NurHan Keleş Arşivi