KÜRESEL EKONOMİ VE STRATEJİK SATRANÇ G20 İLE ŞİÖ ARASINDA KIRILAN FAY HATTI DERİNLEŞİYOR.

Dünya’daki ekonomik bloklaşmalar gittikçe derinleşmektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü Toplantısı yapılırken, bir yandan aynı tarihlerde G20 ülkeleri toplantısı yapılmıştır. Elbette bu tesadüf bir durum değildir.

G20 zirvesi alınan kararlar ile SÖİ Şanghay İşbirliği Örgütü arasında alınan kararlar arasında,stratejik açısından, ülke kaderlerini ve geleceğimizi çok derin etkileyecektir. Dünya ekonomisini derinden ilgilendiren, ekonomi kutuplaşmaları ve parasal sistemler geliştirme noktasında, bir sistem mimarı olarak özellikle takip ediyorum. Bu çok önemli toplantılar Türk Milletinin ve Türkiye’nin geleceğini elbette çok derin etkilemektedir.

Dünya ekonomisi, ikinci Dünya savaşı sonrasında kurulan, 20.yüzyıl kurallara dayalı serbest ticaret düzeninin parçalandığı ve günümüz "bloklaşmanın" esas hale geldiği, tarihi bir kırılma ve dönemeçten geçmekteyiz.

Günümüz Seküler Kapitalizm, 20.yüzyıl çürümüş ve çökmekte olan ekonomik modele yapmış olduğum eleştirileri, sizler makalelerimde zaten bilmektesiniz, Günümüzde çözüm olarak da, Ahilik ve İslam İktisadı temelinde, Türkiye’de ilk ve tek akademik sistem eseri ortaya koydum.

Günümüzde özellikle yıkılmakta olan, Kapitalizm karşı mikro ölçekteki Akademik eserim, Adil Bir Sistemi 21.yüzyıl dinamik yapı içerisinde, geliştirerek ortaya koyduğum “Vakıf İş Kümesi” sistemi, sizlere makalelerimde, sosyoekonomik bütünlük içinde detaylarını, bir sistem mimarı olarak sürekli anlatmaktayım.

Dünya’da gelişen ve gittikçe kutuplaşan, yeni ekonomi bloklaşmalar, yeni ticari yolların şekillendiği, yeni ödeme sistemlerin geliştiği bir Dünya gerçekliğinde, İnsanlık artık daha iyi yaşayacağı 21.yüzyılda, Adil Bir Sistem beklentisi içine girmiştir.

Adil bir Sistem’in hızlı bir şekilde insanlarda, etik ve dürüst hizmet üreteceği beklentisi, çok yoğun olarak çürüyen ve çöken kapitalizm karşısında artmıştır. Bu hızlı değişime, yani bu ekonomik bloklaşmalara bakıldığında;

Batı kanadı olarak, bir tarafta küresel gayrisafi yurt içi hasılanın %85’ini temsil eden geleneksel devlerin masası G20, diğer tarafta ise Doğu kanadı olarak, yükselen yeni güçleri ile Avrasya coğrafyasının, enerji ve 4 milyarlık nüfus ağırlığını arkasına alan, Şanghay İşbirliği Örgütü ŞİÖ ile iki ciddi bloklaşamaya gidilmiştir.

Her iki yapının son dönemde aldığı kararlar, yan yana konulduğunda, önümüzde iki büyük ayrışım ve çok kutuplu bir ekonomi alt yapı "Dünya mimarisi" taslağı olarak, ortaya çıkıyor. Bu iki dev blok ekonomik stratejilerde, nasıl ayrışıyor ve bu fay hattında Türkiye’nin geleceğine de çok ciddi olarak etki edecektir.

Türkiye Dünya genelinde, denge politikası güttüğünü ve her iki zıt kutuplar arasında, itibarı yüksek bir güvenlikli bir liman ülke olarak, hem G20 ve hem ŞİÖ kararlarının içinde olduğu, bu stratejik satranç tahtasında, kendi bölgesinde konumu gereği, yeni bir “Kutup ülke” olarak, stratejik yaklaşarak bir yandan çalışmaktadır.

Batı kanadında, finansal sistem ve para birimi Amerikan Doları ve Batı merkezli finansal mimarinin SWIFT istikrarını korumaya devam etmektedirler. Doğu kanadında alternatif ödeme araçları üretmenin yanında, şeffaflık ve borç yapılandırması, yerel para birimleriyle ticaretin Dolar harici artırılması, alternatif ortak finans sistemleri ve bankacılık ağları kurma girişimleri, yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Özellikle ABD’nin Dolar hakimiyeti ödeme sistemini, Ukrayna savaşı ile Rusya’ya ve İran’a bir yaptırım aracı olarak kullanması, Dünya ekonomisi içinde çok ciddi rahatsızlığa yol açtığını, ŞİÖ bloğu kendi alternatif ödeme sistemi aracı ve bankacılık sistemini kurma girişimleri ile her iki ekonomik blok arasında, çok ciddi bir sürtüşme ve ekonomik savaş yürümektedir.

Her iki ekonomi bloğu, ticaret ve arz zincirleri, piyasa dışı politikaları engelleme, stratejik sektörlerde, güvenliğin önemi artması ile güvenli liman ülkeden, yakın coğrafyadan tedarik ve dost ülkelerle, ticaretin lojistik altyapısı tekrar güç mücadelesi ile şekillenmektedir.

Türkiye merkezli iki blok arasında, Avrupa ve Avrasya içi serbest ticaret bölgelerin geliştirilmesi, yeni ticari yolların koridorları ve Batı bağımlılığı olmayan, bir yeni merkezi ülke olması ile lojistik ağlar kurulmaktadır.

Batı kanadı enerji ve yeşil dönüşüm, karbon sınır ayarlamaları ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne odaklanarak, küresel iklim finansmanın, taahhütleri temelinde çalışmaktadır.Doğu Kanadı ise geleneksel hidrokarbon arzında, güvenliği sağlama yanında, Avrasya Enerji Kulübü çatısında, kaynak bağımsızlığını kendi altyapısında güçlendirmektedir.

Bugüne kadar uygulanan, Batının kredi limiti ve borçlanma IMF ve Dünya Bankası reformları ile standartlara dayalı, kurallı küresel denetim ağırlık verirken, Buna alternatif Doğuda Çin Kalkınma Bankası ve ŞİÖ Ortak Bankası kanalıyla, doğrudan daha esnek ve Batının şartlarından tam bağımsız, fonlama alt yapısına gitmektedir.

Dünya iki ekonomik bloğun G20 ve ŞİQ toplantıları ardından, Dünya küresel ekonomi için günümüze etkileyecek, çok ciddi gelişmeler temelde çatışmalar ve arka planda ekonomi savaşları devam etmektedir. Önümüzdeki günlerde ve süreçlerde, bu çatışmanın şiddetinin daha yoğun bir şekilde artacağı da açıkça görülmektedir.

G20 zirvesi kararları, ticaret bloklarının korumacılık duvarlarıyla birbirine kapandığı, güvenli ve dost coğrafya tedarikinin ön plana çıktığı, bir Dünyayı tescillemiştir.

Batı merkezli sistem, kurallara dayalı yapıyı sürdürmek isterken, piyasaya aşırı ihracat ve destek sağlayan aktörleri, sistem dışına özellikle itmeyi hedefliyor.

Buna karşın ŞİÖ, ABD dolarının finansal hegemonya aracı olarak kullanılmasına karşı "Dedolarizasyon" adımlarını, stratejik olarak daha da çalışmalarında hızlandırdı.

İki örgüt arasındaki bu gerilim, küresel ticaretin çift kutuplu, hatta parçalanmış yeni ticaret yolların şekillenmesi ile yeni yola, modele ayrışarak dönüştüğünü bizlere gösteriyor.

Türkiye bu kırılmanın tam ortasında kalmaktadır. Daha önceki makalemde yazdığım gibi Avrasya bölgesinin orta yolunda, bir merkez ülke olması ile Batı ekonomi bloğu ile tüm ilişkilerini eksiksiz olarak sürdürmektedir.

Bir yandan Doğu ekonomi bloğun, daha dinamik ve etkin gelişmesi karşısında, ağırlığını Şanghay İşbirliği Örgütü ile de ilişkilerini tam üyelik olarak bir yandan da geliştirmektedir.

Ülkemiz, G20 üyesi olan ve Şanghay İşbirliği Örgütü ŞİÖ’de "Diyalog Partneri" ortağı konumundadır. Bu iki bloğun çatışması değil, teğet geçme noktasında ülkemiz yer alıyor. Alınan bu kararlar Ankara’nın önüne kritik çok ciddi fırsatları da ortaya koymaktadır.

Özellikle tedarik yollarının güveni, çok ciddi olarak öne çıkmaktadır. G20’nin yakın coğrafyadan güvenli tedarik ülke arayışında, sanayisi ve teknolojisi gelişmiş bir Türkiye’ninAvrupa için vazgeçilmez bir güvenli liman ülke ve üretim üssü yapıyor.

Avrupa ülkeleri dâhil ABD’nin, ödeme sistemini bir baskı aracı olarak kullandığını gördüklerinde, kendi parasal ödeme aracı sistemi Euro bölgesi olarak, SEPA ile ayrı bir altyapı kurarak, ABD baskısını, güvenlik açısından sorunlu gördükleri için kurdular.

ŞİÖ bloğun, Doğu ve Batı hattında geliştirdiği koridorlar ile G20 bloğun Doğu Akdeniz, Avrupa ticaret hatları talebi, Türkiye’yi "Kuşak ve Yol" ile Avrupa pazarı arasındaki, en kritik Enerji güvenliği ve güvenli liman lojistik HUB geçiş düğümü haline getiriyor.

Türkiye bir yandan, Batı sermayesine ve IMF G20 normlarına uyumlu, güven veren ekonomik politikaları sürdürmek zorundayken, diğer yandan Doğu ile yerel para birimleriyle ticaret ve enerji tedariki esnekliğini, Finansal Denge zorunluğunu korumak durumundadır.

Bir yandan G20 ekonomi düzeni korumaya ve denetlemeye çalışırken, ŞİÖ alternatif bir küresel yeni alt yapı mimarı inşa ediyor. Türkiye için bu tablo, "bir tarafı seçme" değil, "iki tarafın çakıştığı tek güvenli liman olma" stratejisini ülkemiz dengede zorunlu kılıyor.

Bu yeni süreçte Altın’a dayalı yeniden karşılık konumlandırması, gerçek varlık sigortası yanında Ülkelerin merkez bankaları Dijital Paraları DBDC ve Kripto Paraların Tokenizasyon projeleri ve standart çalışmalar bir yandan devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte her ülke Dijital Vatandaşlık uygulaması kapsamına 21.yüzyılın başlangıcında girecektir.

Önümüzdeki yakın dönemin kazananı, Batı'nın üretim ve finans standartlarını bir yandan yakalarken, Doğu'nun dinamik pazar ve enerji koridorlarını, yönetebilen bir güvenilir liman ülke olan, iki ekonomi bloğun merkezi, Türkiye olacaktır.

Türkiye’nin iki ekonomi bloğu tarafından perçinlenen güvenilir liman ülke HUB olması ile aynı zamanda bir yandan kendi Kadim öz değerleri temelinde, Türk-İslam Medeniyetini Adil Bir Sistem sosyoekonomik bütünlük içinde bir yandan kurmaktadır.

Türkiye kendi parasal ödeme sistemlerini inşa eden, Dünya’nın çok kutuplu geleceğinde, İnsanı merkeze alan, kendi yerini bir üçüncü yol olarak “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ile stratejik bir “Kutup Yıldızı” olarak, Dünya ekonomi satranç içinde yerini perçinlemiştir.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

Bu yazı toplam 16 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NurHan Keleş Arşivi