Nurhan Keleş
İSLAM EKONOMİSİ NEDEN BİR MODEL OLMAYI BAŞARAMADI?
Modern finans dünyasının devasa binaları ve karmaşık algoritmaları arasında, "İslam Ekonomisi" kavramı uzun süredir bir alternatif olarak tartışılıyor. Ancak dürüst olmak gerekirse, on yıllardır süregelen akademik çalışmalara, sayısız konferansa ve milyarlarca dolarlık fon yönetimine rağmen, İslam ekonomisi bugün küresel sistemin dışında, kendi ayakları üzerinde duran bağımsız bir "Ekonomi Modeli" inşa edebilmiş değildir.
Peki, nerede hata yapıldı? Neden teoriden pratiğe geçişte bir tıkanıklık yaşanıyor?
İslam ekonomisi çalışmalarının en büyük çıkmazı, sistemsel değil, şekilsel günü kurtarma dönüşümünü uygulamışlardır. Mevcut Kapitalist sistemin içinde, onun araçlarını, yöntemlerini alarak, içi boşaltılmış kapitalist kurumların içine faizsiz söylemleri ile Kapitalist sistem aynen korunmuştur.
Kapitalist kurumları içerisindeki bazı uygulamalarında, üzerindeki "faiz" etiketini sökerek, yerine İslami söylemlerle, farklı kavram etiketlerini koymuşlardır. Kapitalist sistem ve kurumu içinde, İslami adı altında, alternatif etiketleri ve kavramları sadece üzerine yapıştırmışlardır. Kapitalizm şekilsel bir yapıda aynen bırakılmış olduğu görülmüştür.
Bu durum, özde bir değişimden ziyade bir fıkhi makyaj çalışmasına yıllarca dönüşmüştür. Bankacılık ürünlerini fıkhi kılıflara uydurmaya çalışmak, sistemi kökten değiştirecek yeni bir değerler manzumesi üretilmesinin maalesef önüne geçmiş olduğu görülmektedir.
Bir ekonomi modeli, sadece paranın nasıl el değiştirdiğiyle değil, mal ve hizmetin nasıl üretildiği, bölüşüldüğü ve tüketildiğiyle ilgilenir. İslam ekonomisi çalışmaları ise ağırlıklı olarak, Kapitalizm sistemi içinde kalarak, finans merkezli yapısı olmasıyla "İslami Finans" başlığına hapsolduğu görülmüştür.
Üretim odaklılık yerine, finans ve sigorta odaklılık temelinde kalınmıştır. Reel sektördeki derinlikli çalışmalar yapılamamıştır. Sektör İçinde, verimlilik, teknoloji üretimi ve istihdam modelleri üzerine kafa yormak yerine, mevduat toplama ve kredi verme yöntemlerine odaklanılması, kapsayıcı bir İslami makro yapıda bir ekonomik modelin doğuşunu engellediği görülmüştür.
Bugün Seküler zihin kodlu Akademik dünya içinde, İslam ekonomisi üzerine yazılan akademik makalelerin çoğu, iki uç arasında gidip gelmiştir. Ya tamamen teorik ve nostaljik bir "Asr-ı Saadet" anlatısı, ya da tamamen teknik ve Seküler bir finans matematiği yapısı temelinde kalınmıştır.
Bu ikisi arasındaki maalesef bir türlü köprü kurulamamıştır. Günümüz Kapitalizm ekonomi içinde metodolojik tıkanıklık yaşanmıştır. Modern iktisadın matematiksel modelleri ile İslam'ın ahlaki normlarını sentezleyebilecek, özgün bir metodolojik yapı maalesef bugüne kadar geliştirilememiştir.
Ekonomik modeller, laboratuvarlarda yada masa başında değil, yaşayan toplumların dinamik yapısı içinde gelişir. İslam dünyasının mevcut siyasi ve hukuki yapısı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve mülkiyet güvenliği gibi İslam ekonomisinin de temel taşları olan kavramları tam manasıyla hayata geçirilememiştir.
Dünya’da Kapitalizm ekonomi sistemin, küresel etkinliği yanında, finans sistemin yapısı güçlü yapılandırmışlardır. Bunun yanında, rezerv para birimlerin güçlü etkisi, Kapitalizme göbekten bağlı olan bir yapı oluşturmuşlardır.
Ayrı bir model inşa etmek, siyasi bir irade ve güçlü bir ekonomik ekosistem gerektirir. Dünya ekonomi yapılanma savaşların verildiği, bir dönemde, İslami Ekonomisi kendine yeni yönler çizebilecek yapıda olmalıdır. Dünya siyaseti çok kutuplu yapısı ile bu irade biryandan günümüzde oluşmaktadır.
İslam ekonomisi, faizsizlikten çok daha fazlasıdır. Adaleti ve bölüşümü merkeze alan bir ekonomi yapısı iddiasındadır. Eğer bugün bir modelden bahsedemiyorsak, bunun sebebi İslam'ın iktisadi ilkelerinin yetersizliği asla değil, bu ilkelerin modern dünyanın karmaşık sorunlarına, enflasyon, dijitalleşme, gelir adaletsizliğine yanıt verecek şekilde maalesef güncellenememesidir.
Gerçek bir model, mevcut Kapitalizm ekonomi sistemin boşluklarını yamamak için değil, İnsanın Dünya ile kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamak için ortaya çıkar. İslam ekonomisi çalışmaları "savunmacı" pozisyondan çıkıp "kurucu" bir akla İslami zihin koduna mutlaka bürünmelidir.
İslam ekonomisi yeni alternatif bir model mutlaka kurmalıdır. Küresel Kapitalizm ekonomi ve finans sisteminin içinde, teknik bir taklitçilik yapmaktan biran önce çıkmalıdır. Kapitalizm kurumları içinde, butik bir niş alan olarak, kalmaya mahkûm olarak bırakılmamalıdır.
Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah
NurHan Keleş
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.