Mina Duru  Geçkil

Mina Duru Geçkil

Yalnızlık Nedir

Yalnızlık ; konuşamayacak kadar dağınık bir ailen olmasıdır , kendini arkaya doğru bıraktığında seni “iki kişinin “ tutmamasıdır , yalnızlık karanlıkta korktuğunda seni bilgileriyle aydınlatacak anne babanın olmamasıdır.

Asıl yalnızlık sevgilin olmaması değil ailenin seni her ne olursa olsun her yolun sonunda beklememesidir. İşte yalnızlık öyle acı bir şeydir ki ne ağlayabilirsin ne gülebilirsin. Ama ailesi olmayanlar da olabilir ailesini kaybedenlerde. Önemli olan bu yalnızlığı manevi kişilerle doldurmak , doldurabilmektir. Bu yalnız kaldığımız zamanlarda biraz düşünmek ve manevi kişiler biriktirmek asıl marifettir. Biyolojik ailemizi kaybedebiliriz. Onları kaybettikten sonra hayata küsmemek tam aksine hayata daha sıkı sarılmamız gerekir. Çünkü ailemiz de böyle olsun isterler. Sonuçta ne derler “ölen ile ölünmüyor”. Hayat aynı hızda akıp gitmeye devam ediyor , aynı seviyede acımasızlıklar yaparak da . İşte bu yüzden başka insanlara da kalbimizde bir “oda” açmalıyız. Elbette ilk sarıldığımız , ilk sevdiğimiz ve bütün ilklerimizi yaşadığımız insanlar yani anne babamızın yerini tutmayacaklar , zaten kalbimizdeki bu odayı açma sebebimiz onların yerini doldurmak değil. Sadece başka kişileri de sevmek , anne babamızın bizdeki yerlerini koruyarak. Belki ailemize karşı duyduğumuz özlem duygusunu bastırmak isteyeceğiz. Ama böyle bir şey tam anlamıyla “mümkün değil”. Onları her zaman yanımızda taşıyacağız. O acıyı üzüntüyü özlemi ve sevgiyi… Çünkü ölen kişi sevgisinin yarısını bize yarısını da kendisine bırakır. Bizde o sevgiyle o kişiye daha çok bağlanırız. En azından bunu fark ederiz. İşte o zaman o yara iyileşmeye başlar. Çünkü insan o düşünceler yığınını boşaltır kafasında. Onun yerine daha net tek bir düşünceyi kazır kafasına…

Artık bu aşırı duygu içeren kısımları geçelim. Çünkü kimseyi eline gülerek aldığı dijital veya yazılı gazetesinden gözleri yaşlı ayrılmasını istemem. Sonuçta bu köşe yazısı sizlerin farklı bir bakış açısıyla konulara bakmanız , bazen kafa dağıtmanız ve eğlenmeniz bazense yeni şeyler öğrenmeniz için yayınlanıyor. O zaman daha olumlu kısıma geçebiliriz. Bu yalnızlık hep o kadar ağır mı olacak? Asla. Biz bu yalnızlık duygusunu hafifletebiliriz. Bunun için yapmamız gereken en önemli şey sosyal çevreden kopmamak. Sosyal ortamdan uzaklaşmamak çünkü sosyal ortamdan uzaklaştıkça kişi bir süre sonra kendini sürekli yorgun ve uykulu hisseder ve kendini depresyon moduna sokar. Peki böyle bir şeyin olmaması için ne yapılabilir? Ben fikrimi belirtecek olursam kesinlikle şu aktiviteleri sıralardım: beceri temelli toplu yapılan eğitimler almak (belediyenin halka ücretsiz olarak verdikleri gibi) , özel günlerde halk ile beraber yapılan kutlamalara katılmak veya en basitinden yakınımız olan manevi değer verdiğimiz insanlara zaman ayırmak. Ben küçük olduğum için belki bunlar size çok kanıtlanamaz olarak gelebilir. Fakat ben bu soru işaretini silmek için yoğun bir araştırma yaptım ve çok saygın bir profesörün makalesini seçtim ve ondan destek alacağım. Yani size daha somut bir şekilde açıklayabilmek için. Bu saygın profesör Dr. Christopher Maurice Masi. Dr. Masi’nin arkadaşları ile dünya genelinde yaptıkları bir araştırma sonunda yazdıkları bu makalenin ismi “The Meta Analysis Of İnterventions To Reduce Loneliness” (yalnızlığı azaltmaya yönelik müdahalelerin bir meta analizi)

Bu makale için yapılan araştırmayı anlatayım. Dünya genelinde yalnızlık çeken insanların yalnızlıklarını azaltmak için herkese farklı farklı etkinlikler yaptırıp farklı müdahalelerde bulunurlar. Bunlar: sosyal beceri eğitimleri , sosyal destek sağlama , sosyal etkileşim fırsatları ve hatalı sosyal bilişleri düzeltmek (olumsuz düşünce kalıplarını düzeltmek)tir. Aslında farkındaysanız benim fikirlerim ile benzer. Evet arada farklar var ama zaten benim fikrimi “benim fikrim” yapan şey de tam olarak bu fark. Neyse araştırmaya geri dönelim. Araştırma sonunda bu etkinlikler arasında en etkili olanını bulacaklarmış. Araştırma sonunda verilerin analiz sonucuna göre en etkili yöntemin hatalı sosyal bilişleri düzeltme (olumsuz düşünce kalıplarını düzeltme) olduğu ortaya çıkmış. Yani sonuç olarak söylemek istediğim şu. Yalnızlık = çaresizlik değil. Yalnızlık hafifletilebilir. Yalnızlık duygusunu olumlu oranda oldukça azaltabiliriz. Her insan yalnızlığı sevmez. Önemli olan onu hafifletmek için çaba sarf etmekti. Bu paragrafımı Aristoteles in şu özlü sözüyle tamamlamak istiyorum “Yalnızlıktan keyif alan ya bir canavardır ya da bir tanrı”

Evet bu haftaki yazımı da burada noktalıyorum. Yine teşekkür ederek başlayacağım. Öncelikle canım anneme ve canım babama kucak dolusu teşekkürlerimi iletiyorum. Daha sonra herkese bir dilek dileyip köşe yazımı bitireceği. “Umarım herkes bu yalnızlığı olabildiğince geç tadar. Eğer bu yalnızlığı tadan kişiler varsa da bilin ki çok güçlüsünüz ve bu duyguyu azaltabileceksiniz. Ben çok şükür ki bu yalnızlığı hiç yaşamadım. Bu yüzden canım aileme (annem ve babam) çok teşekkür ederim. Size minnettarım. İyi ki varsınız.”

Hiç kimsenin bu yalnızlığı tatmaması dileğimle. Sağlıklı , mutlu , beraberce günler:)

Bu yazı toplam 19 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mina Duru Geçkil Arşivi

EVCİL DOSTUMUZ ;

20 Ağustos 2026 Perşembe 13:12

Eskiler ;

06 Ağustos 2026 Perşembe 14:18

Nezaket

30 Temmuz 2026 Perşembe 15:10

Ana-baba tavsiyeleri ;

23 Temmuz 2026 Perşembe 15:04

Stratonikeia

16 Temmuz 2026 Perşembe 12:46

Satranç;

09 Temmuz 2026 Perşembe 13:46

Hayat Yarışı

02 Temmuz 2026 Perşembe 14:04