Prof Dr. Vural Hoşgörür
Dijital Dönüşüm ve Toplum
Akıllı telefonlar, küresel ölçekte dijital dönüşümün en görünür unsurlarından biri hâline gelmiştir. 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 7,2 milyar akıllı telefon aktif olarak kullanılmaktadır. Akıllı telefon kullanıcı sayısı 5,78 milyara ulaşmıştır. Bu rakam, dünya nüfusunun yaklaşık %70'ine denk gelmektedir. İnternete erişim, sosyal medya, e-ticaret, eğitim, eğlence ve finansal hizmetler gibi pek çok etkinlik, ağırlıklı olarak mobil cihazlar üzerinden yürütülmektedir. Artık e-ticaret trafiğinin %65'inden ve toplam e-ticaret satışlarının %73'ünün mobil cihazlar ile yapıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Türkiye, akıllı telefon kullanımında küresel ölçekte üst kısımlarda konumlanan ülkelerden biridir. Güncel verilere göre Türkiye’de 70–75 milyon civarında aktif akıllı telefon kullanıcısı bulunmaktadır. Günlük 4 saat 16 dakikalık ekran süresiyle dünya ortalamasını aşan tek Avrupa ülkesidir.
Ekonomik anlamda üretim sistemlerinde dijital dönüşümün; otomasyonun sağlanması ve maliyetlerin azalması gibi işlevsel olarak olumlu etkiler sağladığı, üretkenliği arttırdığı söylenebilir. Üretim tarzlarındaki dönüşüm ve değişen ihtiyaçlar ile birlikte yeni iş alanları doğmuş, bu alanlarda yeni istihdam olanakları ortaya çıkmıştır. Halka sunulan kamu hizmetlerinin dijital dönüşümü, sağlık, eğitim ve sosyal alanlarda devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi kolaylaştırmıştır. Bu alanlarda hizmet alımı daha kolay ve zahmetsiz bir hâle gelmiştir. Sosyal ağlar ile kişi veya kurumların güncel düşüncelerini, deneyimlerini, haberlerini ya da belirli konulara ilişkin bilgilerini içeren web tabanlı platformlar ve internet siteleri bilgi paylaşımını ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmıştır. Bilginin en önemli kaynaklarından biri olarak başvurulan internet, bilgiye erişimin yanı sıra farklı amaçlarla da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Sosyal yaşama katılımdan alışveriş yapmaya, boş zamanları değerlendirmekten haberleri ve gündemi takip etmeye kadar gündelik yaşamın pek çok rutini internet aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu dönüşüm, toplumları çeşitli düzeylerde derinden etkilemektedir.
Bu olumlu gelişmeler yanında dijitalleşme; iş gücü ihtiyacının azalması, bazı iş kollarının ortadan kalkması, şirketlerin iflası, siber suçlar ve sosyal bozukluklar gibi problemleri de beraberinde getirmiştir. Artan internet kullanımı ile birlikte bireylerde internet bağımlılıkları ortaya çıkmış; gerçek dünyadan kopma ve sanal bir dünyaya bağlanma eğilimi nedeniyle bireylerin fiziksel ve zihinsel sağlıkları bozulmaya başlamıştır. Çocukların ve gençlerin daha yalnız oldukları, sosyal ilişkiler bakımından fakirleştikleri bir dönemden geçmekteyiz. Sanal dünya bağımlılıkları nedeniyle hayal dünyaları, algıları ve gerçeği yorumlama yetileri etkilenen bireyler, gerçekleri olduğundan çok farklı ve bağımsız bir şekilde algılamaya başlamış; ilgi alanları, hedefleri ve idealleri giderek değişmiştir.
Erişim kolaylığı amacıyla dijital alana taşınan hizmetlere ulaşım; yoksul kesimler, okuma yazma bilmeyenler ve dijital araçlara sahip olmayanlar açısından çeşitli zorluklar yaratmıştır. Böylece mevcut eşitsizlikler dijital alanda da sürmeye devam etmiştir. Bu olumsuzlukları dikkate alan ve tüm kuşakları kapsayacak etkili sosyal politikalar geliştirmesi gereği ortaya çıkmıştır.
Referanslar:
Demandsage: https://www.demandsage.com/smartphone-usage-statistics/ (Siteye 15.05.2026 tarihinde ulaşılmıştır.)
Prof. Dr. Vural Hoşgörür
vuralhosgörür@gmail.com
Katz,R.L. (2017). Social and economic ımpact Of digital transformation on the economy. International Telecommunication Union (ITU) Report .
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.