Dr. Zekeriya BİNGÖL
BİR AKADEMİSYEN, BİR YÖNETİCİ: PROF. DR. BAYRAM COŞKUN
Akademik unvan bilgiyle kazanılır; yöneticilik güvenle, adaletle ve bıraktığınız eserle anlam kazanır.
Kıymetli okurlarım,
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin geleceğinin konuşulduğu bugünlerde, üniversitemizde uzun yıllar görev yapmış akademisyenlerin yalnızca unvanlarını değil; akademik birikimlerini, yöneticilik tecrübelerini ve üniversiteye bıraktıkları izleri de konuşmak gerektiğine inanıyorum.
Bugün sizlere Prof. Dr. Bayram Coşkun’dan bahsetmek istiyorum.
Bayram Hocayı değerlendirdiğimizde karşımıza yalnızca ders veren, makale yazan bir akademisyen değil; rektör yardımcılığı yapmış, fakülte ve enstitü yönetmiş, üniversite yönetiminin farklı kademelerinde sorumluluk üstlenmiş tecrübeli bir akademik yönetici çıkıyor.
AKADEMİK BİRİKİM VE YÖNETİCİLİK TECRÜBESİ
Prof. Dr. Bayram Coşkun, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Kamu Yönetimi, doktorasını ise Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yönetim Bilimleri alanında tamamladı. Bugün MSKÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde görev yapıyor ve Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığını yürütüyor.
Akademik çalışmalarında kamu yönetimi, yerel yönetimler, stratejik planlama, etik, çevre yönetimi, iç denetim, e-devlet ve kamu yönetiminde yapay zekâ gibi güncel konulara yer veriyor. Bana göre bu önemli; çünkü üniversite yalnızca geçmişi anlatan değil, geleceği de okuyabilen bir kurum olmalıdır.
Bayram Hocanın idari geçmişi ise ayrıca dikkat çekici.
Bir dönem 2012-2015 yılları arasında Muş Alparslan Üniversitesinde Rektör Yardımcılığı yaptı. Muş Alpaslan Üniversitesinde birçok Fakülte ve Bölümün kuruluşunu gerçekleştirdi. Daha sonra Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde tekrar dönerek 2015-2017 yılları arasında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı, 2018-2019 yılları arasında Meslek Yüksekokul Müdürlüğü, 2020-2023 yılları arasında ise Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Bugün de Üniversite Yönetim Kurulunda seçilmiş üyesi olarak görev yapıyor.
Bayram Hoca, akademik birikimini ve idari deneyimini üniversiteyle sınırlı tutmayarak kent yaşamına ve katılımcı yönetime de katkı sunmuştur. Uzun yıllar Muğla Kent Meclisi ve Muğla Kent Konseyi’nde üniversiteyi temsil etmiş; Muş Alparslan Üniversitesi’nde görev yaptığı dönemde ise iki yıl boyunca Muş Kent Konseyi Başkanlığını üstlenerek üniversite ile kent arasındaki bağların güçlenmesine hizmet etmiştir.
Rektör yardımcılığından dekanlığa, enstitü müdürlüğünden üniversite yönetimine kadar farklı kademelerde görev yapmış olmak bana göre önemli bir tecrübedir. Çünkü bu görevlerin her biri üniversiteyi başka bir açıdan görmenizi sağlar.
Üstelik Muş Alparslan Üniversitesindeki görevi sayesinde yalnızca MSKÜ’yü değil, başka bir üniversitenin yönetim yapısını ve üniversite-şehir ilişkisini de görme fırsatı bulmuştur.
BİLİMSEL ÜRETİMİNİ SÜRDÜRÜYOR
Akademisyenlikte geçmişte yapılanlar kadar üretmeye devam etmek de önemlidir.
Bayram Hocanın “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Türkiye’de Kültürel Mirasın Korunması: Afetlere Direnç ve Perspektif Arayışları” başlıklı projesinin TÜBİTAK kapsamında desteklenmiş olmasını bu açıdan önemsiyorum.
Özellikle Muğla gibi kültürel mirası zengin, aynı zamanda yangın ve deprem gerçeğiyle karşı karşıya bulunan bir kentte kültürel mirasın afetlere karşı korunmasının araştırılması son derece anlamlıdır.
Kamu yönetiminde etik konusundaki çalışmalarını da önemsiyorum. Çünkü bugün üniversitelerin en fazla ihtiyaç duyduğu kavramların başında adalet, liyakat, şeffaflık ve kurumsallık geliyor.
Bir üniversitede herkes yöneticiyi sevmek zorunda değildir; ama herkes yöneticinin adil olduğuna güvenebilmelidir.
BAYRAM HOCAYI 2002’DEN BERİ TANIYORUM
Burada kişisel bir parantez açmak istiyorum.
Prof. Dr. Bayram Coşkun benim için yalnızca özgeçmişini okuyarak hakkında değerlendirme yaptığım bir akademisyen değildir. Ben kendisini 2002 yılından beri, henüz öğretim görevlisi kadrosunda bulunduğu dönemlerden tanıyorum.
O günden bugüne efendi kişiliğini, sakin üslubunu, mütevazılığını ve insan ilişkilerindeki ölçülü tavrını koruduğunu düşünüyorum.
Öğretim görevliliğinden profesörlüğe, rektör yardımcılığından dekanlığa ve enstitü müdürlüğüne uzanan önemli görevler üstlenmesine rağmen tevazusunu kaybetmemiş olması benim açımdan ayrıca kıymetlidir.
Kamu yönetimi alanında çalışan bir akademisyen olması nedeniyle yıllar içerisinde kendisiyle pek çok konuda sohbet etme fırsatımız da oldu.
Bayram Hocanın önemli avantajlarından biri bana göre şudur: Kamu yönetimini yalnızca kitaplardan bilen bir akademisyen değildir; yönetmiş, sorumluluk almış ve üniversite bürokrasisini bizzat yaşamıştır.
MSKÜ’YÜ TANIMASI ÖNEMLİ BİR AVANTAJ
Bir üniversiteyi yıllardır içeriden tanımak da küçümsenmemesi gereken bir tecrübedir.
Bayram Hoca;
İİBF’yi tanıyor.
Sosyal Bilimler Enstitüsünü tanıyor.
Lisansüstü eğitimi biliyor.
Üniversite yönetim mekanizmasını ve mevzuatı biliyor.
Akademisyenlerin ve öğrencilerin beklentilerini yakından tanıyor.
En önemlisi de Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin kurumsal hafızasını bilen isimlerden biri.
Dışarıdan gelen bir yönetici farklı bir bakış açısı kazandırabilir; buna itirazım yok. Ancak bir kurumu yıllarca yaşamış, sorunlarını ve güçlü taraflarını bilen bir akademisyenin sağlayacağı avantajı da görmezden gelmemek gerekir.
SONUÇTA KARNEYE BAKMAK GEREKİR
Ben akademisyenleri değerlendirirken yalnızca kaç makale yazdığına veya hangi unvanı taşıdığına bakılmasını yeterli görmüyorum.
İnsan yetiştirmiş mi?
Kurum yönetmiş mi?
Sorumluluk almış mı?
Bilimsel üretimini sürdürmüş mü?
Üniversitesine ne katmış?
Bunlara da bakmak gerekir.
Bayram Hocanın geçmişine baktığımızda; Rektör Yardımcılığı, İİBF Dekanlığı, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü, Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı, Üniversite Yönetim Kurulu üyeliği, bilimsel yayınlar ve projelerle şekillenmiş uzun bir akademik ve idari tecrübe görüyoruz.
Elbette hiçbir akademisyen veya yönetici kusursuz değildir. Herkesin yaptığı işleri aynı şekilde değerlendirmesini de bekleyemeyiz.
Ama hakkı teslim etmek gerekir: Prof. Dr. Bayram Coşkun, akademik birikimi ile yöneticilik tecrübesini bir araya getirmiş, MSKÜ’nün yetişmiş ve tecrübeli akademisyenlerinden biridir.
Ben de kendisini 2002 yılından beri tanıyan biri olarak, akademik birikimine, idari tecrübesine ve yıllardır değişmeyen efendi kişiliğine değer veriyorum.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin geleceği için kim değerlendirilirse değerlendirilsin ölçümüz; kişiler, gruplar veya kulisler değil, liyakat, eser, tecrübe ve üniversiteye hizmet olmalıdır.
Unutmayın; makamlar geçicidir, üniversiteye bıraktığınız eser ve yetiştirdiğiniz insanlar kalıcıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.