SEKÜLER KAPİTALİST ZİHİN KODLA KURULAN AKADEMİ DÜNYASINDAN, İSLAM EKONOMİ MODELİ ÇIKMASI BEKLENEMEZ

Seküler anlayışlı, Kapitalist zihin kodlu sistemin kurduğu, bir Akademi Dünya’sının, değer temelli bir İslami Ekonomi Modeli üretmesi zaten beklenemez. Materyal, maddeci zihin kodları ile yetiştirilen bir Akademik insan, İnançlı bir insan bile olsa, Seküler akademik sistemin takozlu bariyerleri ile karşılaşır.

Günümüzde bilgiye ulaşımın sınırsız olduğu bir çağda, gerçeklerin, iyiliklerin, mutluluğun, yaşama geçirilmesi, İnsanların yaşamı her alanda kolaylaşmasının önü açılmak yerine, Ne acıdır ki, Seküler Akademi Dünyası, gerçekleri dile getirmeyip, tam tersine, İnsanlık yararına ve faydasına bir hizmet üretemediler. Seküler Kapitalist sistemin efendilerine ve güçlü elitlerine, mutlu edecek hizmetleri çok daha iyi yaptılar.

Bir Akademi İnsanın, karşılaştığı bu ikilem karşısında, ya Seküler Akademi sistemin zihin koduna ya tam teslim olacak, bol bol titrit alarak, İşin kuralına göre uyarak, rahat bir yaşamı hayal edecek. Ya da İnancı gereği, Seküler Akademi sistemi ile zihinsel kodu ile çatışmayı göze alarak, kariyerini geleceğini maf ederek, ya riske girecek, rahatını bozacak, dostlarını kaybedecek, böyle bir riske girmeyi mi göze alacak. İşte acı gerçek budur.

Akademi Dünya’sı içinde, mücadele eden iyi yürekli Akademi İnsanımız elbette vardır. Ancak sayıları hepimizin bildiği gibi çok çok azdır. Onlar ancak mangal gibi bir yüreğe sahip olanlardır. Her türlü riski göze alanlardır.

Birilerin kınamasına bakmadan, ilmi gerçekleri sonuna kadar haykıranlardır. Tecrübe ile gördüm ki, Seküler Akademi Dünyası içinde, çok daha büyük sorunlar vardır. Akademi İnsanların çoğunluğu, gerçekleri haykırmaktan hep uzak durmuşlardır. Ben o şekilde çok az sayıda, Akademi İnsanını tanımak nasip oldu.

Seküler zihin kodlu üniversitelerin ve genel Akademi Dünyasının bugüne kadar bütüncül bir "İslami Ekonomi Modeli" geliştirememesi, belirttiklerim haricinde, hem yöntemsel (metodolojik) hem de kurumsal birçok derin sebeplere dayanmaktadır. Seküler zihin kodlu akademi sistemin yöntemsel ve yapısal birçok bariyerleri görülmektedir.

Epistemolojik (bilgi felsefesi) uyumsuzluğu, günümüz Seküler akademi, bilginin kaynağı olarak yalnızca rasyonel akıl ve deneyi kabul eden pozitivist maddeci bir temele dayanır. İslam ise kaynağını vahiyden (Kur'an ve Sünnet) alan normatif bir yapıya dayanmaktadır.

Seküler zihin kodlu yaklaşım, "İnsan rasyoneldir ve kendi çıkarını maksimize eder" ilkesini Homo Economicus (Ekonomik İnsan) temel alır. İslami zihin kodlu yaklaşım ise İnsanı hem maddi hem manevi sorumlulukları olan bir varlık olarak görür ve "ahlakı" ekonomik kararın içine dahil eder.

Seküler Akademik dünya, "değer yargılarını" bilimsel birer veri olarak kabul etmekte zorlanır. Akademik dünyada bir modelin kabul görmesi için o modelin ampirik (gözlemlenebilir ve ölçülebilir) verilerle kanıtlanması gerekir. Bu da metodolojik zorluklarını beraberinde getirmektedir.

Tam anlamıyla İslami ilkelere göre çalışan, sadece faizsiz bankacılık değil, reel sahanın, sektörlerinde içinde olduğu, vergi, mülkiyet ve miras hukukunun da dahil olduğu, bir yaşamsal sosyal laboratuvar alanı, pilot bölge, maalesef bulunamadığı için uygulama alanı yoksunluğundan bilimsel testler gerçekleşmemektedir.

İslam kendi içinde bir bütündür. İslami Ekonomi’nin bir sosyal bilim mi yoksa fıkıhın (İslam hukuku) bir alt dalı mı olduğu konusunda, İslam Dünyasındaki akademisyenler arasında bile tam bir mutabakat henüz sağlanabilmiş değildir. “İslam Ekonomi”si kavramı bile doğru değildir. Kavram ve tanım kargaşası halen yaşanmaktadır.

Seküler zihin kodlu üniversiteler ve piyasalar, İslami ekonomiyi daha çok bir "faizsiz finansal ürün" pazarı olarak maalesef görmüştür. Bu durum, İslami ekonominin sistemik bir "alternatif model" olmaktan çıkıp, mevcut kapitalist sistemin içinde bir "helal sertifikalı niş alan" haline gelmesine neden olmuştur. Tamamen finansallaşma tuzağında kalınmıştır.

Akademi, köklü bir sistem değişikliği yerine mevcut Seküler anlayışlı, Kapitalist sistemi içinde entegre edilebilir, kurum ve enstrümanlar geliştirmeye odaklanılmıştır. Kapitalist kurumun içi boşaltılarak, faizsiz demek bir değişiklik oluşturmamış, kapitalist sistem aynen korunmuştur.

Mevcut Dünya, Seküler Kapitalizm ekonomi sistemi, IMF, Dünya Bankası, Ödeme sistemleri gibi kurumlar, tamamen Seküler ve faizli Kapitalizme dayalı bir mimari üzerine kurulmuş olduğundan, bu sistemin dışına, bir akademik model geliştirmek, gerçek dünyada, karşılık bulma, kariyer yapma, alkış alma yada yükselme şansı olmadığı algısı oluşmaktadır.

Akademisyenlerin başarı kriterleri, genellikle Batı merkezli hakemli dergilerde, yayın yapmaktır. Bu dergiler ise İslami ekonomi çalışmalarını genellikle "teolojik" veya "yerel" bularak, her alanda kapsam dışı bırakmaktadırlar. Akademik teşvikler, maalesef Dünya’da bu alanda verilmemektedir.

İslami Ekonomi düşüncesi, özellikle sanayi devrimi ve sonrasındaki büyük ekonomik dönüşüm dönemlerinde, 18. ve 19. Yüzyıllar da akademik bir durma ve sessizlik yaşanmıştır. Osmanlı Devleti çöküş döneminde bile, Kapitalizm sömürü sistemi ile sonuna kadar mücadele etmiştir. Ancak bu yıkıcı güce karşı yetersiz kalmıştır.

Günümüz Dünyasının reel gerçekçi kompleks teknolojik finansal araçları, ödeme biçimleri, kripto paralar veya yapay zeka işlemli bir ekonomi karşısında, Klasik fıkıh kitaplarındaki ticari hükümlere, alternatif yeni bir "makro model" oluşturacak şekilde bir hıza erişememiştir.

Seküler zihin kodlu bir Akademi, İslami ekonomiyi bir "alternatif sistem" olarak değil, mevcut sistemin içinde, yönetilmesi gereken sanki "ayrı bir kültürel değer" olarak gördüğü için, bu alanda maalesef bir model üretebilmiş değildir.

Seküler zihin kodlu maddeci bir Akademi Dünyasından, gerekli acı tecrübeler bir an önce günümüzde analizleri yapılarak, kendi kadim öz kültürümüz, Türk İslam Medeniyeti değer zihin kodlu Manevi ve Maddi çift esaslı bir Akademi yapısına, Türkiye’nin liderliğinde, acilen kurularak, gerekli her türlü teşvikler verilerek, acilen bir an önce yaşama geçirilmelidir.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 71 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi