KAPİTALİZM BÜYÜK RESETLE DİJİTAL EKONOMİYE TAM GEÇERKEN, İSLAM EKONOMİSİNİN SESSİZLİĞİ

Dünya Ekonomi Forumu toplantılarında, dile getirilen konu "Kapitalizm öldü" artık bu bir sır değil. Dünya’daki ekonomistler bu acı gerçeği dile getirirken, bunun elbette tam bir bitiş olmadığını da bir yandan dile getirmektedirler.

Kapitalizm öldü diyerek, hem insanlara şirin gözükme telaşı, hem de bir yandan 20.yüzyıl dinamiği olan, kağıt para endeksli Kapitalizmi biryandan öldürmekteler. Küresel sermaye aslında, kendi çıkarı için, kendi lehine, yeniden Kapitalizmi yeniledikleri, başlatma projesi olan "Büyük Reset" in (Büyük Sıfırlama) ile yaptıkları, “Dijital Kapitalizm”in ayak sesleridir.

Peki, Dünya dev bir dönüşümün eşiğindeyken, asırlardır "Adalet ve bölüşüm" iddiası taşıyan, İslam ekonomisi çalışmaları neden etkin bir şekilde hala yok, etkisini neden gösteremiyor? Neden halen İslam Ekonomisi çalışmaları bir netice ortaya koyamıyor. İslam Dünya’sında bu kadar üniversite varken, neden halen bir İslam Ekonomi Modeli geliştirerek çıkaramadılar?

Kapitalizm sistemin itirafı "Öldü ve Sıfırlıyoruz" dedikleri, 2030 yılında Dijital Kapitalizme geçişin startını tüm Dünya’da artık aktif uygulanacağının ilanıdır.

İslam Dünya’sı kendi alanında, İslam Ekonomi Modelini halen çıkaramadı, Bu şu anlamına mı geliyor? İslam Dünya’sı 21.yüzyılda yeni sömürü biçimi olan Dijital Kapitalizme teslim mi olacaktır?

Küresel Kapitalizm ekonomi sistemin mimarları, artık mevcut Kapitalizm modelin artık sürdürülemez olduğunu açıkça beyan ediyorlar. Hepimizin acı tecrübeler içinde yaşadığı, Pandemi, bir sağlık krizden ziyade, çökmekte olan finansal sistemi (karşılıksız basılan trilyonlarca doları) meşrulaştırmak için kendileri için "Altın bir fırsat" olarak görüldüğü ortadadır.

Daha önceki yazılarımda belirttim, bu yeni planda karşımıza çıkan manzara ise oldukça korkunç ve ürkütücüdür. Ulus devletlerin olmadığı, Şehir kanton yapılanmaların olduğu, Merkeziyetsiz ve Mülkiyetsiz bir toplumsal yapı planlanmıştır.

İnsanlığa yine kandırarak 2030'da “Hiçbir şeye sahip olmayacaksınız ve mutlu olacaksınız" diyerek, mülkiyetin bireylerden alınıp, dev şirket fonlarına "Şirketokrasi" yapılarına, ve teknoloji iyi kullanan “Teknokrasi” şirketlerine devredildiği bir Dijital kölelik düzenine geçecekleri görülmektedir.

Çevre ve İklim krizini bahane ederek, 2030 yılında Paydaş Dijital Kapitalizmi daha insancıl maskeleri altında, daha ahlaki makyaj maskeleri altında göstererek, Bu devasa mülkiyet transferini İnsanlardan, halktan alarak, şirketlere acımasızca kaynak transferi ile aktardıkları ve yaptıkları günümüz ekonomi politikalarında görülmektedir.

Kapitalizm 2030 da, kendini Dijital Kapitalizm olarak yenilerken, startını açık bir şekilde ilan ederken, İslam Ekonomisi bugüne kadar neden alternatif üretemedi? Neden bir model ortaya koyamadı?

Tam da burada sormamız gerekiyor, Kapitalizm kendi iflasını ilan ederken, bu tarihi geçiş ve değişim döneminde, İslam ekonomisi neden "işte model burada" diyerek sahneye bir türlü çıkamadı?

Maalesef bugüne kadar, İslam ekonomisi çalışmaları, Kapitalist zihinsel kod ile taklitçilikten öteye gidemedi. Kapitalizmin araçlarını alıp üzerini fıkhi terimlerle boyamakla vakit kaybettiler. Faiz yerine farklı bir dini argüman isimlerini koydular. Kredi yerine murabaha diyerek sadece şekli kurtardılar. Ancak Kapitalizm sistemin özündeki sömürü çarkına bir türlü alternatif bir makro teori bir model geliştirilemediği görülmektedir.

Küresel sermaye Kapitalizm içinde "mülkiyeti yok etmeyi" planlarken, İslam’ın "Mülk Allah’ındır, insan mülkün emanetçisidir" ilkesi üzerinden, mülkiyeti tabana yayan ve tekelleşmeyi, kartelleşmeyi engelleyen bir model inşa edemediler.

İslam dünyası, kendi rezerv para birimini, kendi sistemini ve kendi teknolojik altyapısını, kurumsal bağımsızlığını, kuramadığı için küresel finansın, Büyük reset operasyonuna, sadece seyirci kalmak zorunda bırakıldığı görülmektedir.

Günümüzde artık, toprak işgalinden çok İnsan zihni, sosyal medya ve Yapay zekalar ile işgal edilmektedir. Zihinleri işgal edilen insanların ve toplumların, yaşadığı toprakların tam olarak bağımsız olması elbette mümkün değildir.

İslam ekonomisi çalışmaları, bugün küresel sermayenin "Büyük reset"ine karşı bir model geliştirmek zorundadır. Bu model sadece finansal sektör, sigorta sektörü ürünleriyle değil, daha çok reel sahaya girmelidir. Dijital paradan, tarıma, sanayi ve diğer sektörlere, gelir adaletsizliğinden, veri güvenliğine kadar, her alanda "İnsan odaklı" yeni bir model sunmalıdır.

Eğer biz kendi zihnimizi, Seküler Kapitalist kodlardan sıfırlamazsak, küresel elitlerin bizi sıfırlayacağı, o mutlu Dijital kölelik düzeni 2030’da kapımızı çalacaktır. Şimdi asıl soru şu, biz bu boşluğu, İslam ekonomisi modeli ile doldurmaya hazır mıyız?

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 20 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi